Anasayfa / Köşe Yazarları

Köşe Yazarları

VEYSEL İLE FERDİ

Veysel ile Ferdi köylerinde ilkokulu bitirdiler. Öğretmen Ferdi’nin babasına: “Oğlunuz zekidir, çalışkandır. Okutun. Ziyan olmasın.” derken Veysel’in babasına bir şey demedi. Babası bu sessizlikten anlayacağını anladı ama yine de ortaokula yazdırdı Veysel’i. İki yıl üst üste sınıfta kalınca belgelenip (eskiden öğrenim hayatını bitiren belge) köyüne döndü. FERDİ: Dört erkek, bir …

Daha fazla oku

TÜRKOLOG FATİH ALPARSLAN İLE SÖYLEŞİ-1

AHMET KOÇAK: “Fatih Bey, kısaca kendinizi tanıtır mısınız? (Nerde doğdunuz, nasıl bir ailede,  nerde büyüdünüz, eğitiminiz…)” FATİH ALPARSLAN:  “Merhaba, öncelikle tarafıma söyleşide yer verdiğiniz için teşekkür ediyorum.  Adım Fatih Alparslan. Doğmuş olduğum yer: Osmanlılar devrinde Bozok sancağı, Cumhuriyet devrinde Yozgat olarak adlandırılan ilimizdir. Bu arada Yozgat, Tokat, Manavgat sözlerinin benzerliği …

Daha fazla oku

RÜZGÂR AİLESİ

Yıl 1970. İlkokulu bitirdiğim yılın yaz tatilinde köyümüze geldim. Babam başka bir köyde memurdu. Köyde hiç arkadaşım yoktu ve çok usanıyordum. Asım amcam İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisiydi. Sabah geç uyandı. Odadan eve geldi. Kahvaltısını yaptı ve astarı yaldır yaldır yanan kahverengi takım elbisesini giydi. Sarıkaya’ya doğru yola çıktı. Ben …

Daha fazla oku

EYVAH HESABIMDA
PARA YOK!

Kredi kartım hiç olmadı. Limiti aşan kredi kartı sorunu yaşayan arkadaşları görünce gelenleri de iade ettim. Maaş kartım yetiyor da artıyor. Onunla da alış veriş yapabileceğimi biliyorum da; fazla çekerse korkusuyla onu da hiç kullanmadım. Bankamatikten gıcır gıcır paraları çekip harcaması gibisi yoktur. Aylığımın yattığı bir gün neşeyle bankamatiğe kartı …

Daha fazla oku

ACI BİBER YEME ŞAMPİYONU-2

Bilgi vermeye meraklı Gogol yine devam etti: “Mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlayan, vücuttaki toksinlerin atılmasına destek olan, turunçgillerin 2 katı kadar c vitamini içeren, kan dolaşımını destekleyerek kolesterol, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olan, enfeksiyon giderme ve daha birçok özelliği olan acı biberin…” Google’ın sözünü kesen Antepli: “Niye öğretmenler insan …

Daha fazla oku

ACI BİBER YEME ŞAMPİYONU-1

Bu yaşıma kadar üç öğün, dört mevsim soframdan hiç eksik etmediğim acı biberi nasıl sevdiğimi anlatayım: Güne, kahvaltıda ekmeğe sürerek yediğim acı Antep biber salçası ile başlarım. Diğer öğünlerde tazesini yemeklerin yanında ısırarak yerim. Kışın kurusu, turşusu derken acı bibersiz sofraya oturmam. İlginç Diyalog Acı pul biber almak için bir …

Daha fazla oku

BİR GARİP ADAM

Aynı köyden veya ayrı yöreden evlenen çiftler uzun yıllar evli kaldıklarında; aynı yiyeceklerle, aynı gelenek görenekle ve aynı kültürle beslendikleri için; olaylara gösterdikleri tepkiler, davranışları hatta fiziki görünüşleri ile bile birbirine benzemeye başlar. “Yengenle bacı kardeş gibi olduk” denmesinde; hem cinselliğin kaybolduğu döneme girdiklerini hem de aynı evde büyümüş iki …

Daha fazla oku

RÜYALARIM, KARABASANLARIM-2

Annem çok kümes hayvanı yetiştirirdi. O nedenle evde her zaman yumurta bulunurdu. Protein, vitamin gereksinimini karşılayan yumurtayı çok severim. Yumurta öyle besleyici bir yiyecektir ki; içinde oluşan civcivi besler, büyütür; tüm içini dolduracak büyüklüğe ulaştırır. Besleyici özelliğine hayran olmamak elde değildir. Bu öğle yemeğinde haşlanmış yumurta yedim yattım şekerlemeye. Uykuya …

Daha fazla oku

İSTİLA

Yıl 1960 gramofonda Nezihe Uyar, Kalp Sızısı şarkısını söylüyor. Yeni evli çift kerpiçten yapılmış; üç odanın ve mutfak kapısının açıldığı geniş salonun sekisinde oturmuş şarkı dinliyorlar. Evde kilim kaplı ot yastıkların altı halı döşeli bir seki vardır ve yerde kilim serilidir. Mutfakta tel dolap ve duvarda asılı terekte (raf) bakır …

Daha fazla oku

BOHÇACI DAYI
GELDİ HANIIM!- (2)

“Türkmen evine bir ‘Ermiş’ konuk olur. Köy halkı toplanıp ‘Ermiş’in sohbetini dinlerlerken, göstereceği kerameti de merakla beklerler. ‘Ermiş’ gözü kapalıyken, ‘hoşt!’ diye bağırır. Bu bir keramettir derler ve sorarlar: “Hoşt’ dediniz, sırrı nedir?” ‘Ermiş’, dinleyenleri göz ucuyla süzer ve derki; “Bir köpeğin Kâbe’nin duvarını kirletmeye niyetlendiğini gördüm, ‘hoşt’ diye kovaladım.” …

Daha fazla oku

BOHÇACI DAYI GELDİ HANIIM!- (1)

Yazı Dizisi Kıbrıs Barış Harekâtından sonra uygulanan ambargoda çocukluğunu, 12 Eylül askeri darbesinde gençliğini yaşayan biri olarak çok yokluk yoksulluk çektim tüm yaşıtlarım gibi. Kursak kavurgasını istermiş derler bizim orada; kebap yemeye gücüm olsa da canım hep bulgur pilavı yanında pezik (dal) turşusu çeker. Hele on on beş kuru yufkanın …

Daha fazla oku

AYAKKABI BOYACISI-2

AYKKABI BOYACISI-2 “Senin gibi müşterilerim ısmarlar öyle yerim.” “Ben de mi ısmarlayayım diyorsun yani?” “Sen bilirsin abi. Ben bir şey diyemem.” “Sükût ikrardan gelir derler. Ismarla demek istedin galiba? Ben bu yaşıma kadar üç, beş kez ancak yemişimdir. O da konuklarım geldikçe. Bir porsiyonu kaç lira?” “Şırası, salatası beş yüz …

Daha fazla oku

AYAKKABI BOYACISI-1

Ayakkabı deyip geçmemek lazım; bizi evden dışarı çıkarır, sosyalleşmemizi sağlar. Onları ayağımıza geçirir alış verişe, gezmeye gideriz. Gereksinimlerimizi almamızı sağlar, yükümüzü taşır, temiz, pırıl pırıl parlayan bir ayakkabı sosyal statümüzü parlatır. Yırtık ayakkabısı olan birini görmek her insanın içini acıtır. Atatürk’ün Kocatepe’de oturur vaziyetteyken ayakkabı altının delik olması bu vatanın …

Daha fazla oku

YALVARICI

Bu yaşıma kadar insanları gözlemledim. Gözlemlerim boşa gitmesin diye bu yazımı da çok rastlanan -ayrıca sevdiğim- insan tipi olan yalvarıcı (ağlak) insan tipine ayırdım. Sızlanan, sürekli şikâyet eden, bütün işlerini ağlayarak, yalvararak, acındırarak çözme yoluna giden bu başarılı insan tipinden eminim çevrenizde çokça vardır. İlk ağlamasını annesine yapıp tüm gereksinimlerini …

Daha fazla oku

PSİKOLOJİ TOPLARI

Yunanca kökenli psikoloji sözcüğünün anlamı: Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü, ruh bilimi, ruhiyat. Ruh sözcüğü de Arapça kökenli olduğu için Türkçe karşılığını bulamadım. Türkçe sözcükler kullanmaya özen göstersem de dilimize karşılığı olmaması nedeniyle psikoloji sözcüğünü kullanacağım. İnsanın olaylara ve insanlara verdiği tepkilerin derecesini, sürekli …

Daha fazla oku

İKİ AVUÇ LEBLEBİ

“1945 doğumluyum. Anadolu’nun ücra ve yoksul bir köyünde, beş çocuklu bir ailede geçti çocukluğum. Bizim kuşak söze başlarken; “çocukluğum yokluk, yoksulluk içinde geçti” diye başlar. Ben de onlardan geri kalmayayım; çocukluğum yoksulluk içinde geçti, diye başlayayım sözlerime. İkinci Dünya Savaşı’nın etkilerinin hâlâ sürmekte olduğu yıllar… İnönü Kuşağı da sayılırız biraz. …

Daha fazla oku

TEKMAN’DA BİR SARIKAYALI

Ay Aksamdan Işışıktır Yaylalar Yaylalar,Yüküm Şimşir Kaşıktır Diloy Diloy Yaylalar… Bu Erzurum türküsünün “yaylalar yaylar” nakaratını askerde bölükçe söylemeyenimiz yoktur. Çavuş, türkünün dizelerini söyler biz de nakaratını söylerdik eğitim alanına giderken. Erzurum Kongresi’nin yapıldığı önemli bir ilimizdir Erzurum. Erzurum- Tekman, kızımın öğretmen olarak kırk yıl önceki okuluma atanması ile ikinci …

Daha fazla oku

RUHUMDAKİ SIKINTI

OLAYIN YAŞANDIĞI YER: Bursa YAŞAYAN: Ahmet KOÇAK YAŞATAN: Hayati Yıldırım TARİH: 12.11.2022 MEKÂN: Osmangazi / Ördekli Kültür Merkezi OLAYIN ŞARKISI: Ruhumda bir sıkıntı var/ Geçsin diyom geçmiyor ki… OLAY: Sosyal medyanın sıkı bir izleyeniyim. Türkiye’de ve Dünya’da uçan kuştan haberim var. Her şeyden haberi olmak demek zihinde oluşan gürültü, patırtı, …

Daha fazla oku

EBE HANIM

Mesleğimin ikinci yılını çalışırken 12 Eylül darbesi oldu. Eylülün yarısında okuluma gidip göreve başladım. Köyüme yakın iki mahrum köye, Köy Enstitüsü mezunu iki deneyimli öğretmen geldi. Onları ziyarete gittim. Bu yaştaki öğretmenlerin böyle mahrum yerlerde ne işi vardı? Merak ettim. İkisi akran ve kader arkadaşı olduklarından birlikte gezerlerdi. Diğer öğretmenler …

Daha fazla oku

TAŞINMA TELAŞI-3

Erzurum’a Vardım Dumanlı Dağlar Alican usta ilginç bir adamdır. Eğilerek cıvata söküp takmaktan olsa gerek omuz ve sırt kasları iyice gelişmiş, kambur bir adam görüntüsü almıştı. Biz bir şey sormadan anlatmaya başladı; “Ben Erzincan’ın mahrum bir alevi köyündenim. Yolda gelirken gördüğünüz minaresiz köylerdir bizim köylerimiz. Yavuz Sultan Selim’in alevi kıyımı …

Daha fazla oku