Anasayfa / Köşe Yazarları

Köşe Yazarları

SARIKAMIŞ’TA BİR NÜFUS SAYIMI

Lisede okurken yaşadığım nüfus sayımı anımı yazıp paylaşmıştım. Emekli coğrafya öğretmeni, dostum Necati Çelik bey; yazımı beğenerek okuduğunu, kendisinin de çok ilginç benzer anısı olduğunu söyleyince hemen kendisi ile buluşup anısını dinleyip yazmak istedim. Sakin bir yerde buluştuk. Çaylarımızı yudumlarken hemen sadede geldi. Başladı anlatmaya: Lisede okurken yaşadığım nüfus sayımı …

Daha fazla oku

ALİ İLE ALİYE ÖĞRETMEN

  Yıl 1997 Bursa’ya tayin istedim. Kenar mahallede bir ilkokula verdiler. Okulda benim gibi on sekizinci yılını çalışan bir karıkoca öğretmen daha gelmişti. Son on yıllarını Batman’ın bir köyünde çalışmış; hem para, hem de puan biriktirmişlerdi. Biriken paraları ile iyi bir semtten 150 metrekare bir arsa üzerine üç katlı bir …

Daha fazla oku

CASİM EMMİ

Yıl 1971.Orta birde okurken anneden babadan ayrı talebelik hayatı yaşıyordum Sarıkaya’da. Bir evde yalnız başıma kalıyorum. Yalnız kaldığım için aile şefkati ihtiyacımı okul arkadaşlarımla karşılıyordum. Benim gibi ailesinden ayrı kalan arkadaşlarım çoktu. Onlarla oynayarak, yardımlaşarak zorluklara göğüs gerebiliyordum.  Yıl 1971.Orta birde okurken anneden babadan ayrı talebelik hayatı yaşıyordum Sarıkaya’da. Bir …

Daha fazla oku

Otobüs 2

Ankara’dan Sarıkaya’ya gitmek için otobüse bindim. Otobüs hareket etti. Yolcuların sıradan konuşmalarını dinlerken, arka koltukta oturan ve yüzlerini görmediğim iki kadının konuşmaları dikkatimi çekti. Cep telefonundan bir şeyler okuyormuş gibi yaparken kulağım kadınların tüm otobüsteki yolcuların duyacağı yükseklikteki konuşmalarını dinlemeye başladım çaresiz. Ankara’dan Sarıkaya’ya gitmek için otobüse bindim. Otobüs hareket …

Daha fazla oku

TERMİNAL SİMSARLARI

1989 yılında karneleri dağıtır dağıtmaz bir iş için Gaziantep’ten Yozgat- Sarıkaya’ya gitmem gerekti. Gaziantep’ten Kayseri’ye giden tek otobüs firması olan Devran Seyahat’ten biletimi alıp yola çıktım. İşimi bitirip ertesi gün Yozgat- Kayseri arası çalışan otobüse bindim. Sorgun’dan gelen otobüste yanımda bir ortaokul öğrencisi vardı. Hepimizin otobüs yolculuklarında yanımızda birileri olur; …

Daha fazla oku

SAYIM MEMURU

Orda bir ilçe var uzakta, gitmesek de kalmasak da o ilçe bizim ilçemizdir. Hani, yedi yüz seksen bin kilometre karelik Türkiye’nin seksen milyonda bir sahibi olduğumuz gibi biz de Sarıkaya’nın belki yaşayan elli binde bir sahibiyiz. Bir film izlemiştim yıllar önce(belki sizler de izlemişsinizdir); dört müebbet cezası alan mahkuma iyi …

Daha fazla oku

OTOBÜS

Sevmesem de sık sık otobüsle yolculuk yapıyorum. Bursa otobüs şirketlerinde seyahat eden  yolcular genelde yanındaki ile bile konuşmaz. Konuşursa da yavaş konuşurlar. Yanımda oturan kişi ile ilkten selamlaşır, ‘iyi yolculuklar’ diler yolculuğa başlarım. Öyle otobüsün arkasından konuşup öndekinin bile duyacağı yükseklikte konuşanı görmedim. Yanımda oturan kişi telefonla konuşurken kulak kabartmama …

Daha fazla oku

EVLER DE ÖLÜR

Evler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşar ve ölürler. Ben yaşadığım sürede iki evin öldüğünü bir evin de tarafımdan kurtarılıp yaşamaya devam ettiğini, nihayetinde onun da öleceğini gördüm, görüyorum. Bu başlığa bakan, çocukluğundan itibaren kaç evin öldüğünü ve ya can çekiştiğini görmüş olmalıdır. Çocukluğunun geçtiği, binlerce iyi, kötü anılar …

Daha fazla oku

İÇİMDEKİ BEN

Küçükken evcilik oyunu dışında oyunlara katılmak isterdim. Ama oynayamazdım. Oynaya bildiklerim hep oturarak oynandığı için arkadaşlarım sıkılırlardı. Bende, yarım kalan oyundan başımı kaldırıp onları seyre dalardım. Oturduğum yer hep bir duvar dibi olurdu. Emeklediğimden yoldan geçebilecek atarabaları veya hayvanlardan korunurdum. Canım giderdi, onların sek sek oyunlarına. Hele de top… Küçükken …

Daha fazla oku

DEĞERLİ ARKADAŞIM RAGIP BEY

Babamın memur olduğu Hasbek nahiyesindeyim. Ağustosun sıcağı başlamış. Kısa pantolon ve ince gömlek giymeme rağmen gölgede bile sıcaktan bunalıyorum. İlkokul üçten dörde geçtiğim yaz tatilindeyim. Yavaş yavaş mahallede tavuk menzilinde geçen çocukluğumun kabuğunu kırıp, daha uzakları keşfetmek için can atıyorum. Memur çocuğu olmanın verdiği avarelik canıma tak demiş. Kafadar birkaç …

Daha fazla oku

OKULDA BİR GÜN

Sabah okula gitmek için uyandım. Yanan, önce kendini ısıtmak için uğraşan kuzine sobanın üzerinde ısıttığım ekşili bazlamayla çökeleği yutmak için çaydan yardım alarak kahvaltımı yaptım. Ablamın örüp yeni bitirdiği açık mavi süveteri kravatımı taktığım gömleğin üzerine giydim.  Süveter tam geldi ama bir sorun vardı; parmak ucu şeklinde bir santim çıkıntıları …

Daha fazla oku

DÜĞÜN ODASI

Biz; Ilısu’dan Hasan ağayı, Halil ağayı, Mehmet Yıdız’ı, Mamık kahya’yı, Faik Kahya’yı, Remzi Kahya’yı, fırıncı Ahmet hoca’yı … Sarıkaya’dan;  Kazım ağayı, Ömer ağayı, Ferit agayı, Şemsettin, Hakkı, Turudu Açıkel kardeşleri, Kemal Sanal’ı, Ahmet Mert’i,  Aziz Tek’i, Hanifi Aslan’ı, Hüseyin Doğan’ı, Salih Polat’ı, Rasim, Kasım Karslıoğlu’nu, Mehmet Öztürk’ü,  İlyas hoca’yı,  Lokman …

Daha fazla oku

PORTAKAL KABUĞUNDAN MUZA

Yıl 1945. Yer, dedem Hasan Koçak’ın Ilısu Köyü’ndeki odası. Oda, beş metreye beş metre, yirmi beş metrekare genişliktedir. Üç tarafında üç penceresiyle, her pencerenin altında bir buçuk metre genişlikte sekisi, sekide yün halılar serili, üzerinde geniş yün minderler, duvar kenarında yine halı kaplı ot yastıklar var. Seki olmayan duvardan bir …

Daha fazla oku

TİCARİ YETENEĞİM

Orta ikide okurken köye gidip bir hafta sonunu annemin yemeklerini yiyip, hasret gidererek geçirdim. Pazar sabahı, sabah beşte ilçe pazarına giden kamyona bindim. Neden kamyonlar çevre köylerden insanları o kadar erken alıp ilçeye getiriyordu da saat sekizde dokuzda getirmiyordu bilemiyorum. Sarıkaya’da her gün çevre köylerden sabah erken saatte gelen insanlarla …

Daha fazla oku

SARIKAYA TUĞLA FABRİKASI

Yıl 1976. Lise birden ikiye geçtiğim yaz tatilinde köyde avare avare dolaşıyorum. Arada bir yeni yapmaya başladığımız evimizin temellerini eşiyor, ara verip köy içine gidip bulduğum kişilerle sohbet ediyorum. Ilısu Köyü’nün altından geçen Yozgat yolunun kuzey kıyısında bir tuğla fabrikası açılmıştı. ‘Kehin Başı’na gider fabrikayı kuşbakışı izlerdim. Tuğladan minare boyunda …

Daha fazla oku

SİNEMA’DA YAKALANDIM

Tertiplerim, Tek Mehmet’in, Murtaza emminin çeyrek ekmek arası çamanı (çemen) ile büyüyenlerim. Yufka ekmek içine somun ekmek dürüp yiyenlerim. Gelecek yıl da giysin diye pazardan alınan bol takım elbise içinde kaybolanlarım. Takım elbisesine uymayan, bulduğu kravatı takanlarım. Siyah renkli subay şapkası gibi şapkasıyla çarşıda hocalarını askerce selamlayanlarım. Şapkasının sarı şeridiyle, …

Daha fazla oku

HAYAL BU YA!..

Sarıkaya Ortaokulu’na başlayan: 1-A, 1-B, 1-C, 1-D sınıflarında okuyan yüz elliye yakın öğrenci yeniden bir araya gelse. Ahmet Kılıç arkadaşımız yeniden okulumuzun kapılarını bize açsa. Hocalarımızı da çağırsak, ( Ölenler de dahil, hayal bu ya!) onlar bize yeniden ders anlatsalar. Sarıkaya Ortaokulu’na başlayan: 1-A, 1-B, 1-C, 1-D sınıflarında okuyan yüz …

Daha fazla oku

BUNLARI YAPMAYANIMIZ YOKTUR

İlk yazdığım anılarımı okuyup beğendiniz. Teşekkür ederim. Atalar: “ Marifet iltifata tabiidir” demişler. Şimdi de sizleri 1970- 1979 arası Sarıkaya’ya götürmek istiyorum. Hadi elimden tutun, zaman tünelinden geçip, o yılların tam ortasına gidelim hep birlikte. İlk yazdığım anılarımı okuyup beğendiniz. Teşekkür ederim. Atalar: “ Marifet iltifata tabiidir” demişler. Şimdi de …

Daha fazla oku

Yıl 1974’ler Sarıkaya

Yıl 1974’ler Sarıkaya da pazar pazar günleri kurulur satıcıların çoğu cumartesi öğleden sonra gelir.Satışlarda yavaş yavaş başlar. Akşam olunca yatak satan insanlar vardı at arabası ile yatak getirir günlük olarak pazarcılara yatak kiraya verilir. Yatakları kıraya veren arabacı sabah pazarın hareketliliği başlamadan gelir hem pazarcıları uyandırır parasını peşin aldığı yataklarını …

Daha fazla oku

AYAĞI KIRILAN ATLARI VURURLAR

Sarıkaya Orta Okulu’nda birden   ikiye geçtiğim yıl (1971) çayır biçme mevsiminden harmandan kalkma zamanına kadar Ilısu Köyü’nde dedemlerin işlerine yardım etmek ve onlara azık götürmek için köye geldim. Başladım yaşıma uygun işleri yapmaya. Babam başka köyde memur olduğundan, okul arkadaşlarım da mal gütmeye gittiklerinden yalnızlık yaşardım. Köye gelip çalışmayı ben …

Daha fazla oku