Anasayfa / Köşe Yazarları

Köşe Yazarları

BOZKIRDA BİR GARİP TEMEL

Karadeniz’in Temel’i, Dursun’u, Fadime’si olur da bozkırın olmaz mı? Temel ilkokula başlar. Beş yılın sonunda bitirir. O güne kadar okula ayak basmayan babası Temel’i de yanına alarak köy okulunun yolunu tutar. Diploma alınırken komşular tavuk götürmüşlerdir öğretmene. O aşağı kalmaz bir çil horoz kapıp öğretmenin kapısını vurur. Horoz bağırır durur …

Daha fazla oku

UZAY 1999

1975-1977 yıllarında, siyah beyaz, tek kanallı TRT televizyondan izlediğim bir İngiliz dizisiydi Uzay 1999 (Space 1999). İnsanoğlu, Jul Vern’in Aya Seyahat (1865) öyküsünü yüz yıl sonra gerçekleştirmiş ve 1969 yılında Ay’a ayak basmıştı. Neil Amstrong “ benim için küçük, insanlık için büyük adım” diye anlatmıştı bu büyük adımı. Dizide, Ay’a …

Daha fazla oku

O A B BAŞKANI OLDUM-2

O zamana kadar karşısında oturmama rağmen yüzüme bakmayan müdire hanım artık arada bir bana bakarak konuşmaya başladı. Eğitim öğretimde her öğretmenin ağzına pelesenk olmuş söylemlerini değiştirdi. Benim şikayetimden sonra sesinin volümünü biraz açtı. Gür bir ses ile gülümseyerek konuşmasını sürdürdü. Arada espriler yaptı güldük. “Ay bizim öğretmenler de bir tuhaflar; …

Daha fazla oku

O A B BAŞKANI OLDUM-1 Yazı Dizisi

Geçen yıl torunum Ahmet Erdem’i anaokuluna kaydettirdik. Bu yıl ikinci senesi olacak. Okul açılmadan üç gün önce veli toplantısı yapacaklarını duyurmuşlar. Torunun anne ve babası çalıştığından “sen katıl baba toplantıya” Dediler. Yani; “emeklisin avare avare gezeceğine bir işe yara” demek istediler. Toplantı çarşamba günü saat ondaydı. Toplantıyı unuttum bizim caddede …

Daha fazla oku

SURİYELİ
KOMŞULARIM

Suriye içine kepçe daldırılıp hoyratça karıştırıldı. Kazanın içinde sakin, kendi yağı ile kavrularak yaşamaya çalışan; eğitimsiz, mesleksiz, insan haklarından, kendi haklarından habersiz, aidiyetleri zayıf insanlar etrafa saçıldılar. Tencerenin dibinde olmamız,bağrımızın yufka olması, o kepçenin ucundan tutması suçluluğu ile etrafa saçılan insanların üç dört milyon kadarı ülkemize saçıldı, yurda dağıldı ve …

Daha fazla oku

BELEDİYE OTOBÜSÜ

İki yıllık pandemi hapsinde her yere araba ile gitmekten iki aşımı olunca kurtuldum. Dün belediye otobüsü ile Uludağ Elektrik’e ödenmemiş elektrik borcumu ödemeye gittim. Bu sorunlu süreçten sonra halkımın ruh halini, ne yiyip ne içtiğini, neler konuştuğunu, neler giydiğini görmek istedim. Otobüse bindim. Cam kenarına oturdum. Yanıma yirmi yaşlarında bir …

Daha fazla oku

KUYU

Eskiden her köyün içinde bir veya birkaç çeşme olur, evin su gereksinimini kadınlar su ağacı veya gavçeye taktıkları güğüm, helke denilen bakır araçlarla taşıyarak karşılarlardı. Çeşmeden taşınan su ile banyo yapılır, bulaşıklar yıkanır, yeme, içme bu taşıma su ile karşılanır, bin bir emekle taşınan su israf edilmezdi. Çok yorucu bu …

Daha fazla oku

YARIN HAKKIN DİVANINA VARINCA
SÜLEYMAN’DAN HAKKIN ALIR KARINCA

Ülkemizde son çıkan yangınlar münasebeti ile ilçe Müftümüz Dr. Emrah Kandemir gazetemize yangınların dini boyutunu anlatan bir açıklama gönderdi. Sarıkaya Müftüsü Dr. Emrah Kandemir yaptığı açıklamada şunlara değindi; “İnsanoğlunun çevreyle ilişkisini özetleyen en önemli ayetlerden birisi de Rum Suresi’nin kırk birinci ayeti kerimesidir. Bu surede rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “İnsanların kendi …

Daha fazla oku

KURTULDUK

“Yedi yaşına gelsem de ilkokula başlasaydım” diye düşünürken ilkokula başladık. Bir arkadaş var ilkokulda huysuzluğuna paralel irice. Sınıfta sessizleri bir köşeye sıkıştırıp üzerlerinde öğrendiği yeni dövüş tekniklerini dener. Uygulamalı öğrenmek en güzelidir. Özellikle de öğretmene şikayet etmeyenlere dadanır. Bulduğu yerde yumruk attığı yerlerin şekillerini merek ettiğinden değişik yerlere vurup ertesi …

Daha fazla oku

İLK GECE

Bir kız öğrencim üniversiteyi kazanmıştı. Kendisini telefonla tebrik ettim. Balıkesir’de bir kız öğrenci yurdunda kalarak üniversite okumaya başlamıştı. Bursa’ya ilk gelişinde buluştuk. “Nasıl gidiyor okul Elif?” diye sordum. Başladı anlatmaya: “Üniversite okumak için gittiğim Balıkesir’de paralı bir kız öğrenci yurduna kalacaktım. Babam da benimle geldi. Onu göndermedim. O, bir otelde …

Daha fazla oku

ÇOK ÇOCUK

Dar gelirli ve çok çocuklu ailelerde büyüyen, büyüse de acı anıları akıllarından bir türlü çıkmayan insanlar anlattırlar. Bu anılardan bir demet sunuyorum. Büyük bir kentin varoşlarında görev yapan bir kadın öğretmen anlatıyor: “İkinci sınıfları okutuyordum. Bir gün bir kadın veli benimle görüşmek istemiş. Görüştüm. Sınıfta bir erkek çocuk kızını üç …

Daha fazla oku

MUSALLAT SAVAR 3

…..Yine malum kanalı açtım. Bir kadın açtı telefonu: “Alo hocam, Ayfon’dan arıyorum.” “Afyon’a selamlar inşallah!” “Ha, hocam ben Eskişehir’den arıyorum. Siz Ayfon’u Afyon anladınız. Telefonu yeni aldım da espri yapmıştım. Kendisi gibi bir ulemaya yapılan bu seviyesiz espriye çenesi biraz içine kaçarak yanıt verdikten sonra içinden” zilli” sözcüğü bir görünüp …

Daha fazla oku

MUSALLAT SAVAR -2
Yazı Dizisi

…..Tarikatların, hocanın dediği şarlatanların kanallarını hiç izlemez hemen atlardım. Baktım benim adam yine ekranda metafizik işleriyle iştigal ediyor. Sakallı, şalvarlı, çember sakallı biri değil. Modern görünüşlü. Şimdilerde moda olan kirli sakalı var. Halka yardımcı olmak için kolları sıvamış amme hizmetine devam ediyor(!) “Yazzık gıı! Ne yapsın ekmek parası kazanmasın mı?” …

Daha fazla oku

MUSALLAT SAVAR -1
Yazı Dizisi

MUSALLAT SAVAR -1 İkinci yıla doğru hızla giden Covit-19 hapsinde çok bunaldım. Aynı TV kanallarını izlemekten, kısır tartışmalar dinlemekten bıktım. Başka kanallar aramaya başladım. TV de binden fazla kanal var ben ancak sekiz-onunu izliyorum. İleri doğru taramaya başladım. Bir kanal dikkatimi çekti. İzlemeye başladım. Otuz beş, kırk yaşlarında kendisine doktor(?) …

Daha fazla oku

KANGAL

Köye geleli on iki gün oldu. Yalnızım. Geceleri harmana serdiğim kilme yatıp yıldızları ve Samanyolu’nu izliyorum. Çocukken sergi beklerken gecelediğim günler geliyor aklıma. TRT Müzik kanalında Neşet Ertaş çalıp söylüyor: “Hep sen mi ağladın, Hep sen mi yandın? Ben de gülemedim yalan dünyada. Sen beni gönlünce mutlu mu sandın? Ah! …

Daha fazla oku

SAATÇİ OSMAN’IN KALEMİNDEN

Hızlı esen rüzgarın küçük ine Derler adına derler hamazYüzden seksen insanlar olduBey namaz bu insan oğlunaÇok basit geliyor namaz Namazı abdest i unutana Ne deyim gardaş , Eskiden ev yaparken Dama kollardı, adı hezenGünde beş kere okunuyor Ezan camiye gelmezsen Kim verecek cezanAhireti unutma gardaş , Rüzgarmı yoksa namaz Koronodan …

Daha fazla oku

KONUŞAN SAAT

Bugün Pazar.Tam kapanma var. Balkondan bakıyorum karşıdaki parka doğru. O da ne? Parkı naylon şeritlerle çevirerek kapatmışlar. Markete ve ya spor yapmak için Cazibe Merkezi’ne gezmeye giden hiç kimse olmadı. Saat dokuza doğru, ellerinde beş litrelik su bidonlarıyla birkaç yaşlı çıktı meydana. Üç günde bir yoğurt yapmak için kamyonetle gelen …

Daha fazla oku

BUZDOLABI
KONUŞUNCA

Covit-19 salgını başladığından beri günlük yazmaya başladım. Bu günlüklerimden bir çoğunu Facebook’ta paylaştım. İşte o günlüklerimden biri: 10. 05.2021 Sevgili günlük; malum virüsten iki yıldır köşe bucak kaçıyorum. Sobelenmemek için kendimi eve kapattım. Beni bulamadı( umarım hiç bulamaz). Saklambaç oyunumuz iki yıldır devam ediyor. Markete, pazara, fırına giderken duvar kenarlarına …

Daha fazla oku

KANGAL

Köye geleli on iki gün oldu. Yalnızım. Geceleri harmana serdiğim kilme yatıp yıldızları ve Samanyolu’nu izliyorum. Çocukken sergi beklerken gecelediğim günler geliyor aklıma. TRT Müzik kanalında Neşet Ertaş çalıp söylüyor: “Hep sen mi ağladın, Hep sen mi yandın? Ben de gülemedim yalan dünyada. Sen beni gönlünce mutlu mu sandın? Ah! …

Daha fazla oku

SUZAN SUZİ-3
Yazı Dizisi

………. “ Babamın zengin bir esnaf olması, üç kızdan sonra doğan ilk erkek evlat olmam beni mahvetti. Doğduğum günden itibaren çok şımartıldım. Ailem beni pamuklara sararak büyütürken iyi bir şey yaptığını sanıyordu. Yediğim önümde yemediğim arkamda bir çocukluk geçirdim. İlkokulu bitirdiğimde okuma yazma bilmiyordum. Ortaokula yazdırdılar. Ben karşı çıktım. Babam …

Daha fazla oku