Anasayfa / Köşe Yazarları / NÜFUS PLANLAMASI

NÜFUS PLANLAMASI

Akşam okul çıkışında köyün muhtarı karşıladı bizi. Muhtar ayaküstü: “Hocalarım kaymakam toplantı yaptı bizimle. Bu akşam nüfus planlaması ile ilgili sağlıkçılar gelecekmiş kahveye. Kaymakam sizin de o toplantıya katılmanızı ve destek olmanızı istedi.” dedi. Biz de “peki, gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.” dedik, evlerimizin yolunu tuttuk. Akşam okul çıkışında köyün muhtarı karşıladı bizi. Muhtar ayaküstü: “Hocalarım kaymakam toplantı yaptı bizimle. Bu akşam nüfus planlaması ile ilgili sağlıkçılar gelecekmiş kahveye. Kaymakam sizin de o toplantıya katılmanızı ve destek olmanızı istedi.” dedi. Biz de “peki, gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.” dedik, evlerimizin yolunu tuttuk.Akşama bir doktorla sağlık memuru kahveye geldiler. Muhtarın tüm köylüyü topladığı kahvede hoşbeşten sonra misafirlere çay ikram edildi. Doktor, çayını içerken köylüleri ve bizi izliyor. Baktı ki kendilerinden başka çay içen yok. “Arkadaşlar siz neden çay içmiyorsunuz? Siz de için.” dedi. Köylülerden biri öne atılıp: “Doktor bey siz için. Afiyet olsun! Biz her zaman içiyoruz.” deyince sessizce beklemenin verdiği sıkıcı hava köylülerin gülüşmeleri ile birden dağılıverdi. Çay faslından ve konukların soluklanmasından sonra doktor karşıya geçip başladı çok çocuğun zararlı yönlerini, bakabileceğimiz kadar çocuk yapmanın faydalarını anlatmaya. Ardından da korunma yollarını anlatmaya geçti. Genelde cinsel konular anlatılırken insanlarda bir gevşeme, işi gırgıra alıp konu ile ilgili seviyesiz espriler yapılmaya başlanır. Doktor öyle güzel anlatıyordu ki; herkes büyük bir ciddiyetle anlatılanları dinlemek zorunda kalmıştı. Yanımda oturan köylünün biri: “Hocam doktorun anlattıklarının mala, davara bir zararı var mı? “ diye sorunca ben anladım ki bu konuyu bilimsel sözcüklerle, üstü örtülü anlatmanın köylüye bir yararı dokunmamış, anlayamamış, korunmayla ilgili hiçbir bilgi kırıntısına sahip olamayacaklardı. Bilgilendirme bitince köylülere kondom dağıttı sağlık memuru ve köyden büyük bir saygı ile uğurlandılar.Akşama tesadüf bu ya aynı konu televizyonda Başbakan Süleyman Demirel’e de sorulmuştu. Gazeteci: “Sayın başbakan, bu günlerde Türkiye genelinde nüfus planlaması ile ilgili çalışmalar yapılıyor.  Neden hükümetiniz bu konu üzerinde titizlikle duruyor? Peygamber Efendimiz;  “öbür dünyada ümmetimin çokluğu ile övüneceğim.” demiş. Siz ümmeti azaltmaya mı çalışıyorsunuz?” diye sorunca hazır cevap olan rahmetli Demirel: “Evet doğru peygamberimiz öyle söylemiştir. Ancak peygamberimiz öbür dünyada; aç, sefil, hırsız, arsız ümmet istememiştir herhalde. Aileler bakamayacağı kadar çocuk yaparsa olacağı budur.” diye cevap vermişti. Yani, bakamayacağınız kadar çocuk yaparsanız, onları güzel bir şekilde yetiştirecek geliriniz yoksa doğan çocuklar aç kalıp hırsızlık yapacaklar, okuyup bir meslek sahibi olup ülkeye fayda sağlamak yerine hapishaneleri dolduran; cahil, arsız, katil, sefiller sürüsü olacaklardır demek istemişti.Sabahleyin okula gittiğimde bütün çocukları ellerinde şeffaf balonlar vardı. Balonları şişirip birbirine atıyorlar. Kimi çocuklar da tek kale maç yapıyorlardı içine su doldurdukları balonlarla. İçimden; “bu kadar benzer balonu nereden bulmuş çocuklar acaba?” diye geçiriyordum. Çocuğun birinin balonu patladı. Hemen cebinden bir paket çıkartıp paketini yırtarken aynı renk ve ebattaki balonların kaynağını anladım. Akşam sağlık memurunun dağıttığı kondomlardı çocukların oynadıkları balonlar.  Okul müdürü arkadaş da olayı fark etmiş. Derse girmeden acil, olağanüstü mini bir toplantı ihtiyacı doğmuştu bu olağan üstü olay nedeniyle.  Mini kurul toplantımızdan balonların toplanıp yasaklanması kararı çıktı. İlk derste üzerlerini arayarak tüm paketleri aldık. Yasağa rağbet çok olurmuş misali biz yasaklayıp topladıkça çocuklar saklayıp oynamaya gizli gizli devam ettiler. Biz bir hafta kondom kovalamaca oynadık. On beş gün, bir ay, iki ay ara ara mücadelemiz devam etti.İşte, yurdumuzdan bir nüfus planlaması manzarası..

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

OYUNCAK ÖRDEK

Facebook takipçilerimden bir kadın takipçim, “Feride” adlı yazımı okuduktan sonra Messenger’den bana kendi çocukluğunu ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir