Anasayfa / Güncel / KÜRESEL ISINMA VE TARIMA ETKİSİ

KÜRESEL ISINMA VE TARIMA ETKİSİ

Sarıkaya Ziraat Odası Yüksek Ziraat Mühendisi Soner Arduç Küresel ısınmanın tarım üzerindeki etkisini bizimle paylaştı. Yüksek Ziraat Mühendisi Arduç konu hakkında şunları söyedi;Bildiğiniz gibi hatta yaşadığınız gibi sıcaklıklar artmaya başladı. Hepimiz daha sıcak günler yaşıyoruz. Bu havaların sebebi Küresel ısınma yani iklim değişikliği olmakla beraber diğer insan faktörlerini de ekleyebiliriz. İnsan faktörü sebebi ile dünyada ki ekosistem bozulmaya başlandı ve bunun faturasını günlük hayatta daha fazla ödemeye başlayacağız. Bugün Size pembe tablo değil karamsar bir tablo çizeceğim. Artık bizi giderek ısınan bir hava, sıcak günler, susuz günler , yağmursuz günler, karsız günler, belki de kömür yakmayacağımız kış günleri bekliyor.
Şüphesiz bunların en tehlikesi ise kuraklık. Buna bağlı gıda üretimi düşüklüğü, verim kaybı, yangınlar sebebi ile ürün kaybı, gıdaya erişim sorunları ve gıda temini oluşturacak. Gıda fiyatları yükselecek. Artık kilo kilo aldığımız meyve ve sebzeleri Avrupalılar gibi adet adet alacağız.
Peki nedir küresel ısınma ve neden oluyor?
İnsan faaliyetlerinin atmosfere yaydığı gazların sera etkisi yaratması sebebiyle dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor. Son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi. Tarımsal faaliyetler, dünya üzerinde artan sera gazlarının yaklaşık %20’sinden sorumludur . Bilim adamlarına göre bu artışlar küresel ısınmaya neden oluyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak, diğer iklim elemanlarının da (nem, yağış, hava haraketleri) değişmesi sürecine küresel iklim değişikliği deniyor.
Bunun sonucunda ne oldu ?
Bilim adamlarına göre 1980den beri buzulların %20 si eridi. Deniz seviyeleri ve su sıcaklığı değişti. Bazı kara parçaları su altında kaldı. Hatta dünyanın dönüş hızının bile düştüğü belirtiliyor. Gündüzler uzadı. Atmosferde sıcaklık yaklaşık 1 derece arttı. Orman yangınları çoğaldı. Fırtınalar ve kasırgalar arttı. Sel ve dolu olayları fazla yaşanmaya başladı. Anadolu’da kuraklık arttı. Şehirler daha fazla ısındı. Göllerimiz kurudu. Barajlar küçüldü. Nehirler azaldı. Bazı canlı türleri azaldı ve genotipleri değişti. Üretilen tarım ürünü çeşidi azaldı. Verim kayıpları yaşandı. Üretim düştü.
Peki bizi ne bekliyor ?
Küresel ısınma veya iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler başında orta kuşaktaki Türkiye de gelmektedir. Traktörün ülkemize girdiğinden itibaren en fazla tarım alanına ulaştık daha tarım alanı yaratacak sadece orman ve meralar kaldı. Sürülmedik yer bırakmadık yeri geldi orman alanlarında toprak verdik çiftçiyi toprak sahibi yaptık. Ormanlar yandı otel ve turizm bölgesi yaptık. Tarım arazilerini yapılaşmaya açtık. Kamu yararı dedik yol – hızlı tren – sanayi tesisi yaptık. Peki kalan tarım alanları ile turist ve mülteciler ile birlikte 100milyon nüfusu besleyen Türkiye ne yapacak ? Biz ziraat mühendislerinde bir Hipokrat yemini vardır. Artan nüfüsü azalan tarım alanları ve ekolojik şartlara rağmen gıdaya ulaşmalarını sağlamak , üretimi arttırmak ve insanları beslemek. Şüphesiz ileriki zamanda en zor görev ziraat mühendisleri, çiftçiler ve doktorların olacaktır. Çünkü şehirlerde plansız artan nufüsdan dolayı tarım arazileri yağmalanıyor betona gömülüyor. Tarlasız kalan Çiftçi üretimi bırakıyor ve tüketici konumuna düşüyor. Bu soruna ilave değişen iklim ile beraber kuraklık artıyor yağmur yağmıyor veya dolu – yangın- sel gibi afetler ile tarla ürün kayıpları ortaya çıkıyor. Üzerine ekonomik şartlar ile zorlanan çiftçide maliyet artışı, pazarlama olanaklarının yetersizliği ve tarıma –çiftçiye gerekli önemin verilmemesi sebebiyle tarım ile uğraşan çiftçimiz Tarım ülkesi olan Türkiye’de %90 dan % 5’e düşürülüyor. Dört tarafı cennet olan dört iklimin yaşandığı ülkemizde 40a yakın ziraat fakültesi varken küresel ısınmada tarımsal eylem planı hazırlanmıyor. Bazı akademisyen hocalarımız bireysel makale yayınlıyorlar. Örneğin zeytin alanlarının taşınması vs. Anadolu da kuraklığa dayanıklı yeni çeşit geliştirme gibi. Avrupa bu konuya hazırlanmaya başladı. Gıda üretimini garantiye almak istiyorlar. Ve Avrupa dışında küresel ısınmadan daha az etkilenecek yerlerde tarımsal yatırım yapıyorlar.

Ne yapacağız peki?
Sorunları saymak herkes gibi kolay peki çözüm için ne yapacağız? Şüphesiz bu konu hakkında kafa yoran profösör Akademisyen hocalarımız var. Bazı yerlerde okuyorum ama çok az. Deprem ülkesi gerçeği ile hesaplaşmayan bizler için hergün deprem profösörleri canlı yayınlarda iken neden ziraat mühendisi akademisyen hocalar bu yayınlara çıkmıyorlar halkı aydınlatmıyorlar. Unutulmamalıdır ki tarımın gıdanın olmadığı üretmeyen toplumda hiçbirşey olamaz. Stratejik ürün yeni yüzyılda gıda olacaktır.
Naçizane benim bazı fikirlerim var sizle de paylaşmak isterim. Tavsiyelerim önemlidir.
Çiftçi arkadaşlarım elinizdeki tarlalarınızı satmayınız. Zira ileride çok değerlenecek. Tarım ürünleri her zaman para edecektir. Yatırım uzun vadede topraktır. Toprak eken her zaman kazanacaktır. Çocuklarınıza tarımı öğretin. Tarım ile ilgili okullara gönderin. Bu Türkiye size ve bana yeter ama çocuklarımıza asla.
Bölgelere göre yeni ürün demostrasyon çalışması yapılması gerekmektedir. İklim değişmiştir. Üretim sezonu uzamıştır.
Tarla ıslah ve toprak birleştirme çalışmaları yapılmalı tarım alanları genişletilmelidir.
Sulama alanına yatırım yapılmalı. kapalı sistem sulamaya geçilmeli. Damlama sulama kullanılmalı. Sulama destekleri arttırılmalı. Barajlar ve sulama göletleri kurulmalıdır.
Güneşlenme süresi yüksek olan ülkemizde GES projeleri arttırılmalıdır.
Çiftçimiz küresel ısınma ve iklim değişikliğinden daha az etkilenmek için suya az ihtiyaç duyan ürünler sıcaklığa ve kuraklığa dayanıklı çeşitler kullanmalıdır.
Çiftçilerimiz tarımsal ürün çeşitlerini arttırmalı tek ürün ekmemelidir. Mevcut araziyi 3-4 ürüne bölmelidir. Yeni bir tarımsal desen belirlemelidir.
Anız yakılmamalıdır. Ekosisteme önem verilmelidir. Atmosferdeki carbon dengesi korunmalıdır. Aşırı gübrelemeden ve pestisit kullanımından kaçınmalıdır.
Orman varlığı arttırılmalı yeni fidanlıklar yapılmalıdır. Bağ, bahçe tesisi yapılmalıdır.
Mevcut su kaynaklarını ekonomik kullanmalıyız. Su tasarrufu yapmalıyız. Yağmur suyundan faydalanmalıyız.
İlaç ve gübre kutularını uygun bertaraf etmeli su kaynaklarına yakın çevreye atmamalıyız. Suyu temiz kılmalıyız.
Yeni yapılacak sitelerde yağmur suyundan faydalanma ve güneş enerji sistemleri teşvik edilmelidir.
Tarım alanları korunmalı kapsam dışında kullanılmamalıdır. Yapılaşmaya açılmamalıdır. Erozyon ile mücadele artarak devam etmelidir.
Her yıl yaklaşık 56 milyar kara hayvanı insan tüketimi için kesilmektedir. Meralar ıslah edilmeli hayvancılık teşvik edilmelidir.
Tarımsal faaliyetler, dünya üzerinde artan sera gazlarının yaklaşık %20’sinden sorumludur. Her ne kadar tarımsal üretim ve uygulamalarının, sera gazı emisyonu üzerinde olumsuz etkileri olsa da, bu faaliyetlerin dünya nüfusunun sağlıklı bir biçimde yaşamayı sürdürebilmesi için de son derece önemli olduğu da unutulmamalıdır (Akalın, 2014). Bu etkinin azaltılması için çalışmalar yapılmalıdır.
Tahminlere göre 2050 yılına kadar çiftlik hayvanları üretiminin gelişmekte olan dünyada iki kat daha hızlı büyüyeceği tahmin edilmektedir. Sanayileşmiş hayvansal üretimin, sera gazı salınımının artması, topraklardaki verimsizleşme, su kirliliği gibi çevresel sorunlara ciddi katkı sağladığı ifade edilmektedir. Bu sorunlar işletmelerin daha fazla hayvana sahip entansif işletmelerden geleneksel ve ekstansif işletmelere dönüşemedikleri sürece daha da artarak devam edeceği belirtilmektedir.
Unutmayalım yakın tarihte dünya açlık ve sefalet ile mücadele edecektir. Bu dünya bu ülke hepimizin başka dünya başka Türkiye yok. Gelecek nesillere temiz miras bırakmak için Hepimiz üzerimize düşeni yapmak zorundayız.

Soner ARDUÇ
Zir.Yük.Müh.

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

CHP HEYETİNDEN SARIKAYA ESNAFINA ZİYARET

Cumhuriyet Halk Partisi Sarıkaya İlçe Başkanı Mustafa Yalçın, esnafın sorunlarını dinlemeye ve Sarıkaya’nın ihtiyaçlarını gündemde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.