“Varlıklı olmanız ağa babanızdan gelmiş. Devam edin lütfen.”
“On iki bin dönüm araziyi altı eşit parçaya böldüler. Bana iki bin dönüm arazi çayırlık, bağ, bahçe düştü. Bir anda zengin oldum.
Gençliğimde yakışıklıydım. Çok kız peşimden koşardı. Kardeşlerimin yardımıyla tarlalara, bağlara bahçelere sahip çıktım. İlk yılın ürünüyle ev yaptım. Mal mülk çok olunca evlenmem zor olmadı. Anam bana çevrenin en güzel kızını aldı.
Çıkan ürünün yarısını tarlalarımda çalışan kardeşlerime verdim. Onlara çocuklarını okutmalarını, masraflarını karşılayacağımı söyledim. Hepsi de okudu. Okulunu bitiren köyden ayrıldı. Çocuklarımın hepsi de yüksek tahsil yaptı, devlet memuru oldular.
Elli yaşına geldiğimde doksan yaşında olan annem kollarımda emanetini teslim etti. Annemden sonra kardeşlerim de vefat etti. Karım altmış yaşında hastalandı ne kadar doktora götürsem de bir faydası olmadı. O da ölünce tek başıma kaldım. Eş dost bana eş aramaya başladı.
Bir köyde kırk yaşında dul kalmış bir kadın var. Pek güzel bir kadındır. Kocası ölünce altı çocuğuyla kalmış. Kim istiyorsa varmıyormuş. Kocasının kardeşleri malına mülküne çöreklenmişler. Dara düşsün, bir an önce kocaya varsın diye bir şey vermiyorlarmış. Kocasının günündeki hizmetçilerinin yardımı ile yaşıyor yine de evini terk etmiyormuş, dediler. İlgimi çekti. Kadına tanıyanlarla haber saldım. “gelsin” demiş. Gelinlerimden ikisini alıp evine gittim. Kadının tek şartı evleneceği adamın evinde kalmasıymış. Anlayacağın iç güveyisi arıyormuş Ben de zaten yalnız kalmıştım. Kabul ettim. Evlendik.
“Anneniz güzelmiş ağa karısı olmuş. Sizi de çevrenin en güzel iki kadınıyla evlenmişsiniz. Zengin olanlar hep güzel kadınla mı evlenirler ne dersiniz?”
“Zengin olup da sığırtmacın karısı gibi kısa boylu, çirkin kadınla evlenilir mi hiç. El adamı kınar. Karısı adama yakışmalı değil mi?
Kendi evime yüz kilometre uzakta olan o köyde yaşamaya başladım. Perişan durumdaydılar. Evimde çalışan kâhyayla birlikte ambarlarımdaki buğdayları sattım. Hayvanları ona emanet ettim. Kışı geçirecek kadar erzak aldım. Ambarlarını kocasının günündeki gibi doldurdum. Kayınları pek hoşlanmasa da bana diş geçiremeyeceklerini anladılar ve eniktiler. Çocukların babalarının hisselerini annelerinin üzerine yaptırdım. Tabi bu öyle kolay olmadı. Zaman aldı ve beni çok uğraştırdı. Böylece ikinci hanımın gözüne girmiş oldum. Bir ayağım kendi köyümde diğeri hanımın köyünde beş sene yaşadık. Beş çocuğumuz daha oldu.” Bir saattir konuştu yoruldu diye düşündüm;
“Lokantaya gidelim de sana yemek ısmarlayayım. Hem ben de acıktım.” dedim kabul etti. Yemek yerken da sözlerine devam etti;
“Hanımın büyük oğlu açıkgöz bir çocuktu. Onu on beş yaşında bir kızla everdim. Bir sene tarlaları ekip biçmesini izledim. Baktım beceriyor, kardeşlerine de bakabiliyor. Hanıma kendi köyümüze gitmeyi teklif ettim. Önce mırın kırın etti “Korkma sık sık gelir yoklarız.” deyince kabul etti. Benden olan çocuklarla önceki kocasından olan küçük kızını yanımıza alıp köyüme döndük. İşleri takip eden kâhyama çok iyiliklerim oldu. Çocuklarını okuttum. Bana karşı minnet duyguları içindeydi. Hanımı da mutfak işlerini çeker çevirirdi. Biz döndükten sonra da çalışmaya devam ettiler.
İlk karımdan olan torunlarımın düğünlerine gitmeye başladım. Karım da onları sevdi. Düğünlere birlikte giderdik. Tatillerini yanımızda geçirirlerdi.
Zamanla karımın ilk kocasından olan çocuklarının hepsini baş göz ettim, mallarını bölüştürdüm. Kimi köyde kaldı, kimi şehirlere göçtü. Burada onların torunlarından birinin evinde kalıyorum. Beni el üstünde tutarlar, sağ olsunlar.”
“Çok ilginç ve uzun bir yaşamınız olmuş. Size uzun yaşamışsınız gibi geliyor mu?”
“Çok kısa, bir gün yaşamışım gibi geliyor. Bu dünyadaki yakınlarım çok çok azaldı. Öldüğümde mezarda beni karşılayacak yakınlarım binlerce oldu.”
“Ölümden korkuyor musunuz?”
“Kim korkmaz ki? Korkuyorum ama öbür dünyada beni karşılayacak binlerce yakınımın olması beni teselli ediyor.”
“Sizi yordum. Çok teşekkür ediyor sağlıklı günler diliyorum.”
“Hiç yorulmadım. Asıl ben teşekkür ederim. Umarım siz de benim gibi uzun yaşarsınız. Yemek için çok teşekkür ediyor, iyi günler diliyorum beyefendi.”
ahmet.kocak16@hotmail.com