Anasayfa / Güncel / ÖĞRETMENEVLERİ: AMACINDAN SAPAN KURUM

ÖĞRETMENEVLERİ: AMACINDAN SAPAN KURUM

Öğretmenevleri 1981 yılında asker kökenli Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam, Orduevleri benzeri öğretmenevleri açmayı planladı. İlk öğretmenevi Kütahya’da açıldı. Sonra ülke genelinde yaygınlaştı. Öğretmenevi olmayan il ve ilçelerde Öğretmenler Lokalleri açıldı. Amaç öğretmenlerin zaman geçireceği, kaynaşacağı, ucuza konaklayabileceği, eğleneceği yerler açarak onlara hizmet etmekti.
Öğretmenlerin bordrolarından aylık aidat kesintisi yapıldı. Ucuza konaklama amacına ulaşılmıştı. Konaklamada öncelik öğretmenlerdeydi. Yer kalırsa başka memurlara da biraz pahalıya hizmet verilirdi. Turizm Otelcilik öğrencileri burada stajlarını yaptığı için personel gideri olmayınca ucuza hizmet verebildi. Öğretmenlerin ödedikleri aidatlarla yurt genelindeki il ve ilçelerde öğretmenevleri yaygınlaştı. Öğretmenler zorunlu kesintiye itiraz edince isteyen ödeyecek; aidat ödeyenlere kart verilecek. Kartı olan öğretmenler ucuza, olmayanlar pahalıya hizmet alacak dendi. Uzun yıllar uygulandı. Sistem uzun yıllar amacına uygun işledi. Özet olarak Öğretmenevi tarihçesi böyleydi.
Bu Güne Nasıl Gelindi?
Lokantaları çay bahçeleri ihaleyle özelleştirilince öğretmenlere pahalı hizmet verilmeye başlandı.
Bursa Öğretmenevi 25 yatak kapasiteli, kentin merkezinde ki ara sokağa sıkışmış küçük bir öğretmenevidir. Önündeki bahçesinde yazları ucuza çay içer serinlerdim. Orası özel bir şirkete verildikten sonra fiyatlar arttı ve bir daha orada oturmaz oldum.
Geçenlerde Erzurum Öğretmenevinde bir gece kaldım. Bursa’dan küçük bir kent olmasına rağmen büyük bir öğretmenevi var. Saat on yedi de gittim. Tek kişilik oda bulabildim. Çoğunlukla “boş odamız yok” yanıtı aldığım ve başka yerlerde konakladığım için yer bulabildiğime şaşırdım. Öğretmenevleri ticarethane mantığı ile işletildiğinden öğretmenler yer bulmakta zorlanıyorlar.
İlk işim yemek yemek oldu. Lokantasında tabldotta; çorba, etli yemek, pilav, yoğurt (iki yemek kaşığı kadardı bir kaşığı tabakta kaldı.) fiyatı 290 TL. Seçimsiz ve sınırlı porsiyona verdiğim para fazla geldi. Dört çeşit yemeği belediyeler üçte bir fiyata veriyorlar. Bayramın ikinci günü olması, lokantaların henüz açılmamış olması nedeniyle yedim.
İki kişilik odayı tek kişiliğe çevirmiş oldukları için geniş bir odaydı. Emekli Tanıtım Kartımı verince fiyat 1 100 lira oldu. Bu fiyat ortalama otel fiyatlarıyla yarışır durumdaydı.
Hakkını teslim etmeliyim; çarşaflar, lavabolar, banyo kabini tertemizdi. Sevmediğim; giyerken ayağa girmeyen, çıkarken çıkmayan bez terlikle cebelleştikten sonra giyebildim. Bir şampuan ve bir küçük yuvarlak sabun vardı. Sıcak suyu akıyordu ve güzel bir duş aldım.
Öğretmenevine kimler kalıyor diye merak edip on kişiye sordum; sekizi başka mesleklerdendi. Ara tatil olduğu için olabilir. Diğer memurların biraz fazla ödeyerek kalmalarında bir sakınca yoktur ancak; rezervasyon yapılırken onlar bekletilmeli -belli saate kadar öğretmenlerden istek olmaz ise- o zaman diğer memurlara yer verilmelidir. Milli eğitim dışındaki kurumların veya özel sektörün toplu konaklama istekleri kabul edilmemelidir. Özel işletmelerde de indirimli kalabilirler. Öyle durumlarda öğretmenlere yer kalmamaktadır.
Pencere çelik kapıların aralık bırakılarak açılması gibi aralık açılıyordu. Odanın balkonu olmadığı için pencereden sarkarak sigara içme olanağı bulamamıştım. Giyinip üç kat aşağı inerek -buz gibi havada- sigara içtim. Görevlilere pencerelerin neden tam açılmadığını sorduğumda güvenlik nedeniyle yapıldığını söylediler. Güvenlik mi güvensizlik mi?
Televizyon haberlerini farklı görüşten kanallardan izlerim. Odadaki televizyonda 22 kanal var. Hepsi de belli görüştendi. Farklı görüşteki kanallara ulaşılmıyordu. Görüntü kalitesi de iyi değildi. Bazı kanallar gençliğimdeki kanallar gibi karıncalı gösteriyordu. Tek seslilik bir eğitim kurumunun ruhuna aykırıdır. Bu durumu yadırgadım görevlilere sordum. “Analog yayın” falan dediler ama kasten yapıldığını düşündüm. Hâlbuki bütün kanallar olsun; kumanda var istediği kanalı açıp izlesin değil mi? Lokaline gelen gazeteler de mi aynı görüşten oluşuyor, soruma da “bayram olduğu için gazeteler gelmemiş olabilir.” yanıtını aldım. Lokale gidip gazetelere bakma fırsatım olmadı.
Televizyon izlemeyince cep telefonumdan gazeteleri, köşe yazarlarını okuyarak zaman geçirdim. Gazetelerden de her görüşten gazeteleri ve köşe yazılarını okurum. Bir olay karşısında değişik görüşleri okur, kendimce sonuç çıkarırım. Nasıl ki hep aynı yemeği yiyen insanlar iyi beslenemezse, hep aynı görüşteki kanalları izleyen, gazeteleri okuyanlar da iyi beslenemezler diye düşünürüm.
Pastane bölümünde Türk kahvesi, Espresso, Americano 50, meyve suyu 40, Maden suyu 32 TL idi.
Sabah kahvaltısı fiyata dâhildi. Açık büfeydi. Güzeldi!
Özellikle turistik yörelerdeki öğretmenevlerinden hiç yer bulunamamaktan, fiyatların çok yüksek oluşundan da oldukça fazla şikâyet vardır.
Sadece öğretmenlere hizmet versin, ucuzlatılsın, satılsın parası öğretmenlere dağıtılsın gibi önerisi olanlar da oluyor.
Öğretmenlere ucuza hizmet sunmak amacıyla açılan öğretmenevleri de amacının dışına çıkmış, ticari işletmelere dönüşmüştür. Varlık nedeni unutulmuş, sadece tabelası kalmıştır.
Öğretmenler, evlerinin amacına uygun hale getirilmesini beklemekte ve talep etmektedirler.
Ahmet KOÇAK

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

ADNAN ÜNAL GÜVEN TAZELEDİ

Yozgat İl Genel Meclisi Başkanlığına yeniden seçilen Adnan Ünal, meclis üyelerine teşekkür ederek yeni dönemde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.