Anasayfa / Güncel / LAF LAFI AÇTI

LAF LAFI AÇTI

Sahnede konserin son hazırlıkları yapılıyor. Sazların akort sesleri ve görevlilerin tatlı telaşı seziliyor. Konserin başlamasına on beş dakika var. Böyle zamanlarda en iyisi yanındaki insanla tanışıp konuşarak zamanı hoşça geçirmektir. Yanımdaki koltuklar boş. Derken iki yaşlı adam geliyor;
-İyi akşamlar. Yanınızdaki koltuklar boş mu?
-Evet boş. Buyurun oturun. (ben de sizi bekliyordum.)
-Teşekkür ederim.
Orta boylu ağ benizli, siyah olan saçları kırlaşmış, yüzüyle uyum sağlayıp şiir gibi olmuş adam yanıma, diğeri onun yanına oturunca onunla gözden ırak gönülden ırak bir ilişkimiz başlamış oldu. Bitişiğinde oturanlar tanıdığı çıkınca onlarla konuşmaya başladı. Arkadaşı da benimle konuşmak zorunda kaldı.(Şansızlık işte)
-Büyük önderimizin böyle yoğun programlarla anılması ne güzel oldu. Bugün asker emeklisi arkadaşımla saat dokuzu beş geçeden buyana Bursa’daki tüm anma programlarına katılmaya çalıştık. Haliyle yorulduk. Bu akşamki konserden sonra evlerimize gideceğiz. Bu korodakileri tanıyor musunuz?
-Tanıyorum. Ünlü tiyatro ve halk müziği sanatçısı, Şair-Yazar Hafize Beysim Gün’ün korosudur. Hafize Hanım on parmağında on marifet olan bir değerdir.
-İlk kez duyuyorum. Bu akşam onu da tanımış olacağım. Sizi de tanıyayım; nerelisiniz?
-Yozgatlıyım.
-Çamlıktaki alayda bölük komutanlığı yaptım. Nörüyon, neşalsin, eyisindir ellaham? Tandır kebabını, testi kebabını, arabaşını, madımağı, çemeni sever misin?
-Severim. Teşekkür ederim iyiyim. Siz neşaalsiniz? O sırada yanındaki arkadaşı arkada oturan ve albayım diye hitap ettiği bir beye hal hatır sorarken beni merak edip yanımda oturan ağ benizli arkadaşına sordu:
-Bu arkadaş kim?
-Hiiç yanımda oturan biri. (Albaylarla, paşalarla muhatap olurken benim gibi ‘hiç’ diye tanıtılan bir hiçle konuşmayı canı istemedi yine albaya döndü.) Yanımda oturan ağ benizli bey:
-Öyle çok yer dolaştım ki sormayın?
-Sorayım?
– Kayseri, Yozgat, Şırnak, Diyarbakır, Manisa… en son Bursa’dan emekli oldum. Arkada oturan albayla da çalıştım. Emekli olunca onun büyük, bizim küçük heybetimiz kayboldu. Alayı denetlerken ki halini bir görseydiniz şaşardınız. Siz ne işle meşguldünüz?
-Öğretmenlikle meşguldüm.
-Siz de çalıştığınız yerleri sayın?
-Sizin gezdiğiniz illerin üçte biri kadar.
– Manisa’da çalışırken kendi isteğimle Silopi’ye gittim.
-Neden?
– Dört çocuğumun dördü de Tıp Fakültesinde okuyordu. Aylığım dörde bölününce bize bir şey kalmadı da ondan.
-Ne kadar güzel! Bu zekâ kimden geliyor; sizden mi eşinizden mi?
– Babam çöpçüydü. İnşaatlarda çalışarak okudum. Okula hep geç kalırdım. Sonradan milli eğitim müdürlüğü yapan edebiyat öğretmenim bir geç kalışımda kızdı sözlüye kaldırdı. Sorduğu sorulara yarım yamalak yanıtlar verdim. “Otur.On!”, dedi. Çok şaşırmıştım. Yıllar sonra milli eğitim müdürüyken makamında ziyaret ettim. İşte; Bursa’nın şeftalisi, kestane şekeri falan götürdüm. Hocama, o sözlüden neden en yüksek notu verdiğini sordum. Anımsadı, acı acı gülümserdi; “her zaman geç kalırdın. Kızdım. Zayıf vermek için tahtaya çıkardım. Ceketinin yakasına harç sıçramıştı. Onu görünce on verdim.” dedi. Elini öpüp ayrıldım. Öğretmenlik mesleği kutsal bir meslektir. Şimdi rahmetli oldu ama eseri olan ben anlatmaya, yaşamaya devam ediyorum.
-Zekâları Anneleri tarafından geliyor mu demek istediniz?
-Eşimin okuryazarlığı yoktu. Çocuklar küçükken tutturdu ben okula gideceğim, okuma yazma öğreneceğim, diye. O kadar sorumluluğu var. Nasıl olacaktı? Tabi baskıyla susturdum. Altmış yaşından sonra ilkokulu ve ortaokulu bitirdi. Şimdi açık lisede okuyor. Kimden geldiğini siz çıkarın.
-Anladım. O sırada konser başlamıştı. Son konuşmalarımızı bağıra çağıra yapmaya başlamıştık. Ön sırada oturan saçları da zihni gibi dağınık ve de huysuz biri olduğu bakışlarından anlaşılan kadın;
– Ya bi susun da şu konseri izleyelim. Konuşmaya devam edecekseniz çıkın dışarıda devam edin. Bu uyarıdan sonra ne bende ne bölük komutanında konuşacak hal kalmadı. Kadın haklıydı ve bir öğretmenle bir bölük komutanını susturmuştu. Uyarısının bir köşe yazısına konu olacağını bilse kendisiyle gurur duyardı. Rast gelip okursa daha da gurur duyacaktır.
Sessizce konseri dinlemeye ve izlemeye başladık…
ahmet.kocak16@hotmail.com

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

SARIKAYA’DA KADINLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA HASTANEDE ANLAMLI ZİYARET

Sarıkaya AK Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Saliha Karaca ve teşkilat mensupları, 8 Mart Dünya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.