İnsanoğlunu buluş yapmaya yönlendiren nedenlerin başında gereksinim duyması gelir. Avcı-toplayıcı dönemlerinde ucu sivri silahlara gereksinim duyan insanoğlu taşı taşla aşındırıp ucu sivri ilk taşı elde ettiği gün buluşlar başlamış, günümüzde de devam etmektedir.
Merak da buluş yapmaya özendirir insanları. M.Ö 4000 civarında olduğu tahmin edilen tekerleğin bulunmasıyla insanlık tarihi çok değişmiş, yerleşik yaşama geçilmesiyle ürettiği ürünleri bir yerden bir yere taşıma olanağına kavuşmuş; nüfuslarının artmasına, ilerlemelerine neden olmuştur. Günümüzde uzay araçlarının, internetin bulunmasıyla buluşlar daha da hızlanmış; yapay zekâ ile de hızla ilerleme olacağı anlaşılmaktadır.
Okullarda yeni nesillerde merak duygusu uyandıracak, yaratıcılıklarını geliştirecek çağdaş ve bilimsel eğitim verilmelidir. Ezbere dayalı işe yaramaz eğitim modelleri terk edilmelidir. Doğruluğu bilimce kanıtlamış; kanıtlanmamış ama kuram halinde olan bilgiler verilerek bunları ilerletme isteği uyandırılmalıdır. Bilimin hala yanıtlayamadığı çok soru ve sorun vardır. Bu soruları yanıtlayacak, bu sorunları çözecek ayarda eğitim verilmelidir.
15. yüzyılda Johannes Gutenberg tarafından icat edilen matbaa, insanların iletişim kurma ve bilgi paylaşma biçiminde büyük bir dönüşüm yarattı. Bu buluş; bilgi ve fikirlerin yayılmasında da çok önemli bir rol oynadı. Eğitimin gelişmesini, bilimsel ve kültürel bilginin hızla yayılmasını sağladı. Osmanlı topraklarında matbaa 234 yıl sonra Osmanlı tebaasından olan İbrahim Müteferrika, Lale Devri olarak bilinen dönemde, 1727 yılında gelebildi. Buluşlara sırtını dönen ve yeniliklere ayak uyduramayan devletler yıkılacaktı. Osmanlı da yıkıldı.
Günümüzde bilgi paylaşımı internet aracılığıyla yapılmaya başlansa da (İnternet ne kadar güzel bir buluştur değil mi?) matbaa bilgi yayılmasındaki önemini kaybetmemiştir.
Elektrik, dünyamızda var olan doğal bir güç olduğu için icat edilmesine gerek yoktu. Ancak yaygın olarak kullanımının keşfedilmesi ve anlaşılması gerekiyordu. Sanayi toplumlarının önünü açan elektrik, günümüzde de halen en önemli buluşlardan biri olarak değerlendiriliyor. 19. yüzyılda elektrik teknolojisinin gelişimi dünyada büyük bir devrim etkisi yarattı ve bugün yaşamımızda yaşamsal bir rol oynamaya devam ediyor.
Thomas Edison’un ampulü bulması, ardından gelen bilim insanlarının daha da geliştirmesi yaşamımızı kolaylaştıran ne kadar önemli bir buluştur değil mi?
Ders kitaplarında buluş yapan insanların yaşam öyküleri, neleri ne zahmetlerle buldukları yazılmalı ve çocukların o önemli insanları öğrenmeleri, onlar gibi olmaları sağlanmalıdır. Öldükten sonra adlarının bu insanlar gibi sonsuza kadar anılacağı üzerinde durulmalı, onları buluş yapmaya özendirici programlar hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. Buluş yapan insanlar ödüllendirilerek özendirilmelidir.
Fen bilgisi kitaplarında her konu bitimine bu büyük insanlar her yönüyle tanıtılmalıdır. Onların buluşlarından sonuna kadar yararlanıp onlara sırtını dönmek doğru değildir.
Buluş yapan insanlara birkaç örnek:
Louis Pasteur, Fransız mikrobiyolog ve kimyager kuduz aşısını,
Waldemar Haffkine kolera ve veba aşısını,
Dr. Baruch Blumberg hepatit B aşısını,
Maurice Ralph Hilleman. Bugün KKK olarak bilinen kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşısını… Bulmasalardı insanlık o hastalıklar altında inim inim inler halde olurdu. O bilim insanlarına ne kadar minnet duysak azdır.
Diğer alanlarda;
Galilleo Galillei: İtalya’nın Pisa kentinde doğan Galileo Galilei, günümüzdeki modern bilimin babasıdır. Dünyanın ilk uzay teleskobunu icat ederek ay ve gezegenlerin hareketlerini incelemiş, dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin etrafında döndüğünü gözlemlemiştir. Galilei’nin yaşadığı yüzyılda dünyanın düz olduğu ve bir öküzün boynuzları üzerinde durduğuna dair inanışlar mevcuttu. Dünyanın yuvarlak olduğuna dair yaptığı konuşmalar ve yazdığı kitaplar sebebi ile din adamlarının baskılarına uğramak zorunda kalan Galilei, birçok ölüm tehdidi atmış ve sürgün edilmiştir. Papa tarafından “kâfir” ilan edilen Galileo Galilei, 1642 yılında 77 yaşında vefat etmiştir.
Alexander Fleming: Antibiyotiklerin 20. yüzyılda Alexander Fleming tarafından keşfi, tıp alanını büyük ölçüde değiştirdi ve sayısız hayat kurtardı. Antibiyotiklerin keşfinden önce bulaşıcı hastalıklar genellikle ölümcüldü ve etkili bir tedavi yoktu. Penisilin gibi antibiyotiklerin keşfi, hastalıkları tedavi etme ve önleme şeklimizi büyük ölçüde geliştirdi. Böylece, bulaşıcı hastalıklardan ölüm oranı büyük ölçüde azaldı.
Nikola Tesla: Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz Nikola Tesla, aslında günümüzde kullandığımız birçok teknolojik ürünün mucididir. 10 Temmuz 1856 tarihinde Sırbistan’da dünyaya gelen Nikola Tesla’nın en büyük hayali bir mühendis olmaktı. Nitekim öyle de oldu. AC Gücü (alternatif akım) konusunda yüzyılın ilerisinde keşifler yapan Tesla, yaptığı deneylerle asla yetinmiyordu Tesla’nın buluşları bununla sınırlı kalmadı. Modern elektriğin, Niagara Şelalesi’ndeki ilk hidroelektrik santralinin, transistörlerin, uzaktan kumandanın, modern elektrik motorunun, radyonun ve tonlarca başka makinenin mucidi olan Tesla, ne yazık ki çoğu icadının patentini alamadı ve farklı bilim insanlarına kaptırdı.
Rosalind Franklin: Bir doğa bilimcisi olan Rosalind Franklin, DNA çift sarmalının keşfiyle bağlantılı olan, DNA’nın X-ışını kırınım görüntüleri üzerindeki çalışmasıyla tanınmıştır. Ayrıca RNA’nın, virüslerin, kömürün ve grafitin moleküler yapısını anlama ve DNA yoğunluğunu keşfetme konusundaki çalışmaları ile ünlenen Franklin, tıp camiasında çok büyük bir ses getirmiştir. Ne yazık ki 37 yaşındayken, yumurtalık kanseri sebebiyle vefat etmiştir.
Ülkemizde öğrenciler buluş yapmaya istekli hale getirilmeden, eğitim sistemi bu yönde değiştirilmeden ilerleme olmayacaktır. Olmuyor da zaten.
ahmet.kocak16@hotmail.com.