Anasayfa / Güncel / CAHİL CESARETİ

CAHİL CESARETİ

Sosyal medyada gezinirken önümüze tuhaf paylaşımlar, tartışmalar çıkıyor. Gezinirken bir tartışmayla karşılaştım. Hasan Sabbah üzerine konuşuyorlar ama öyle cümleler kurmuşlar ki, okuyan insan neyi savunduklarını da, neye karşı çıktıklarını da anlamakta zorlanıyor.
Mesela biri şöyle yazmış:
“ Topram ve noriyon nasılsın sana birşey diyimmi hakiki binde bin değil bir tiriyarda bir tirilyar(düzeltmiş) hakiki türkü olarak bir teori ikimizde bu yazıyı haşaşi hasani.aşi’nin torunu hasani aşi.nin sayesinde yazıyoz desem hakiki yazılmayan tarihte naletlemeyi bırakıpta övermisin açeba.ve Türk beyi…”
Bir diğeri yanıt veriyor:
“Hazireti Ali hazireti hasani aşia bunlar kıtır kıtır eşşek keser gibi yahidi kestikleri için karalanmış insanlar…”
Bir başkası tartışmaya noktayı koyduğunu sanıyor:
“Ben hiç aklımı peynir ekmekle yemedim… NASSı önceledim… Alamut Nizarilerinin eşsek keser gibi kestiği liste kabarık değil mi?” (Bu örnekler birebir alınmış, sadece ağır hakaret içeren kelimeler çıkarılmıştır.)
Tartışmayı baştan sona okudum ama doğrusu pek bir şey anladım diyemem. Herkes konuşuyor ama kimse ne dediğini bilmiyor. Yine de ilginç olan şu: Profil bilgilerine göre bu kişilerin biri üniversite mezunu, diğeri lise bitirmiş. Demek ki okumuş olmakla okuryazar olmak arasında ciddi bir fark var.
Cümlelerin yarısı yanlış yazılmış, öteki yarısı yanlış anlaşılmış… O kadar çok yazım hatası var ki insan hangi kelimeye takılacağını şaşırıyor. Yazılarda bir iki hata yapabilir; kimi hatalar bilgisayardan, kimileri dalgınlıktan kaynaklanabilir. Bu kadar da hatalı yazım, yazanın Türkçe yazmayı bilmemesinden kaynaklanıyor, diye düşünüyorum.
Eskiden cahiller biraz çekingen olurdu; bilenin yanında susmayı bilirlerdi. Şimdi sosyal medyanın ucuz cesaretiyle herkes her şeyin uzmanı kesildi. Sayıları son yıllarda iyice artınca cesaretlendiler;  dayıları da cüretlerinden fazla oldu.
Üstelik “bilmiyorum” demek de bir erdem olmaktan çıktı. Cahiller eskiden çekingen davranırlardı.
Sözün özü:
“Âlim bin bilir bir söyler; cahil bir bilir bin söyler.”
Bir eğitimci olarak bu durum beni daha da üzüyor. Onca yıl okul okuyup hâlâ “noriyon, birşey diyimmi, tiriyarda, hazireti, yahidi, eşsek, nalet…” diye yazan bir insanın Türkçesinin gelişmemiş olması yalnızca bireysel bir sorun değil; sistemin uzun yıllardır “Sınıfta kalmasın, diploma alsın yeter” anlayışının sonucudur.
Oysa öğrenme güçlüğü yaşayan çocukları zorla liseye ve üniversiteye yönlendirmek hem onlara hem topluma zarar veriyor. Herkesin akademik başarı göstermesi gerekmez; meslek eğitimi bazen en doğru yoldur.
Bu tür tartışmaları okuyunca insan “Hiç girmeyeyim, nasıl olsa anlamayacaklar” diye düşünüyor. Çünkü cehaletin en büyük özelliği, kendini bilmek yerine daha çok bağırmak olmasıdır.
Atatürk’ün şu sözü bu konuya en doğru noktayı koyuyor:
“Cehalet yenilmesi gereken en büyük düşmandır.”
ahmet.kocak16@hotmail.com

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

ÇIKRIKÇI MAHALLESİ’NDE İMAR ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Karayakup Kasabası Belediye Başkanı Talat İbiş, Çıkrıkçı Mahallesi’nde imar çalışmalarının başladığını duyurarak yürütülen çalışmaların mahalleye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.