Günah Çıkarma – Barışma – Günah İtirafı, Hristiyanlık inancına göre insanların günahlarını bir Peder’e itirafının ardından günahların bağışlanmasından oluşan uygulamadır.
Adamın biri günah çıkarmak için pederin karşısına geçer. Peder:
-Söyle bakalım evladım ne günah işledin?
-Sayın peder ben büyük bir günah işledim. Bilmem Tanrı beni affeder mi?
-Sen anlat. Tanrı affeder.
-Komşunun tavuğu komşuya kaz gibi, karısı da kız gibi görünür, derler ya, Komşunun karısı da bana kız gibi göründü. Kendi gelin yürüyüşü kız gibi türküsündeki gibi bir gelin senin anlayacağın peder efendi.
-Neyse evladım. Sırada bekleyenler var. Hemen sadede gel.
-Tamam efendim. Onu çok beğendim ve elde etmek için peşine düştüm. Niyetimi anlayan kadın elinden geldiğince yalnız kalmamaya çalıştı. Aylarca peşinden gittim bir türlü yalnız yakalayamadım. Baktım olmayacak kadınların zayıf tarafı olan hediye alma ve övülme huylarından yola çıktım. Kendisine hem bolca hediye aldım bir yandan da diğer hoşlandıkları şey olan övgülerde bulundum. Sonunda kadın kendi samanlıklarında bana teslim oldu. Bir kereden bir şey olmaz dememeli; bir kere oldu mu arkası gelirmiş. Biz böyle aylarca seviştik. Kadın doğum yaptı. Doğumun ardından hevesim geçti ve komşunun karısı kız gibi görünmedi gözüme. Benden bir çocuğu oldu. Şimdi bir şeyden haberi olmayan kocası benden doğan çocuğu seviyor gözlerimin önünde. Bu beni çok rahatsız ediyor. Bu günahtan nasıl kurtulabilirim?
Peder:
-Sen şimdi git kiliseye yüklü bir bağış yap yanıma gel. Sen gelene kadar ben Tanrı’ya dua edeyim. Döndüğünde sana sonucu bildireyim. Bağış yapan adam gelip pederin karşısına oturur. Peder:
-Evladım ben böyle şeylerle çok karşılaşıyorum. Hepinize mi komşunun tavuğu kaz görünüyor? Tanrıya kendi karıları kendilerine kız gibi görünsün, diye dua ettim. Gözün aydın olsun! Günahın bağışlandı. Evini başka bir yere taşı. Göz görmeyince gönül katlanırmış. Şimdiden sonra başka günah işleme. Hadi git güle güle uğurlar olsun. Ellerin dert görmesin kısmetle dolsun, diyerek adamı gönderir.
Psikoloji biliminin gelişmediği, hiç bilinmediği yıllarda Hıristiyanlar için günah çıkarma uygulaması, insanın psikolojik sağlığı için önemli bir uygulamadır. Günahlarından arınacağına inanan biri için yararı oluyordur. Hıristiyan ülkelerde insanların bu uygulama ile Sanayi Devrimini ve bilimsel gelişmeyi sağlamış olduğunu düşünürüm. Psikolojisi düzelen halk bilime, gelişmeye yönelmiş olabilir.
Yahudilere göre ise; Allah tarafından seçilmiş kullar oldukları inancıyla sadece kendi ırklarından olan insanların günahsız olduğu kabul edildiği için onlarda günah çıkarma olayına rastlanmıyor. Yani psikoloji hep düzgündür.
Hıristiyanlıkta kilisede papaz aracılığıyla günah çıkarma adıyla yapılan bir uygulama varken İslamiyet’te bunun yerine aracısız Allah’a af dileme, işlenen günahlar için tövbe etmek vardır.
Aracı olmadan, sırrını başka birine vermeden tövbe ederek günahlarından arındığını düşünmek ruh sağlığı için güzel bir uygulamadır. Doğaldır ki, tövbe etmenin etkili olması için inanmak ve kalpten olması gereklidir. Kuşkusu olan için bir yarar sağlamayacağı açıktır. İslam coğrafyasında yaşayan insanların psikolojisinin bozuk olduğunu, birbirlerini öldürmekle meşgul olduklarını görüyoruz. Demek ki inanmadan tövbe ediyorlar ve hiçbir yararını görmüyorlar.
Tövbe etmenin suyunu çıkaranlara da rastlanıyor. Arabistan’da yaşayanlar Türkler ve uzakta olan diğer ülke insanlarının günah işlemelerine şaşırıyorlar; “biz bir günah işlesek Kâbe yakınımızda tavafımızı yapar günahlarımızdan arınırız. Siz neyinize güvenip de günah işliyorsunuz?” diyebiliyorlar. Hal bu ki; günahlardan arınmak için Kâbe’ye gitmeye gerek olmadığını, bir tövbe istiğfar ile bu işin olabileceğini bilmiyorlar.
Bir ocağa, bir muskacıya, bir üfürükçü hocaya inanmadan gitmek bir yarar vermeyecektir. Öncelikle inanmak gerekir ki iyileşme olsun. (gerçi fazla saf olup, safça inanmak da cin çıkarma seansları düzenleyen açıkgözlerin cinsel tacizlerine uğramak riskiyle de karşı karşıya bırakabiliyor kadınları, bazen de erkekleri. Dikkatli olmakta yarar vardır.)
Günümüzün çağdaş insanı ne kiliseye ne de imama, ne cinci hocaya, ne ocağa gitmiyor; psikolog ve psikiyatristlere giderek kendilerini rahatsız eden, çoğunlukla insanların neden olduğu psikolojik sorunlarını çözmeye çalışıyorlar. Sağlıklı günler…
ahmet.kocak16@hotmail.com