Anasayfa / Güncel / ÇAĞIMIZIN DOLANDIRICILARI

ÇAĞIMIZIN DOLANDIRICILARI

Osman Ziya Sülün (1923 – 1984) “Sülün Osman” olarak bilinen ünlü dolandırıcıdır. Adını duyurduğu ilk işini 1948 yılında Fatih’te yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak yaptı. Kirada oturduğu evi kiracısıyken sattı. 1950 ve 60’lı yıllardaki işleriyle ün kazanan Sülün Osman, tramvay, Galata Kulesi, kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını saf vatandaşlara satarak ya da kiraya vererek efsane haline geldi.
Günümüzde dolandırıcılar Sülün Osman’dan daha tehlikelidir. O bir kişiydi şimdikiler şebeke halinde çalışıyor ve pek çok yaşlı insanı dolandırıyor, ocaklara ateş düşürüyorlar. O cahil biriydi. Şimdikiler tahsilliler. Sosyal medyayı, telefon uygulamalarını, borsayı, bankacılık işlemlerini çok iyi biliyorlar. Televizyonlardan sosyal medyadan dolandırıcılık çetelerinin çökertildiği haberleri de veriliyor. Onlar yakalanıyor başkaları çıkıyor. Yalanlara kanan, saf insanlar olduğu müddetçe dolandırmaya devam edecekler.
Son aylarda sosyal medyada Türk Petrolleri reklamları çıkmaya başladı. Reklamlarda devlet adamları ve ünlü kişiler yapay zekâ ile konuşturulup bu şirketten hisse alarak para kazanabileceklerine vatandaşlar inandırıldıktan sonra ağlarına düşecek insanları bekliyorlar. Gözden çıkarabilecekleri bir miktar para yatıran insanlar dijital dolandırıcıların ağına yakalanıyor. E-Posta ve ya telefonla bağlantı sağlıyorlar. Yatırım uzmanı olduklarını söyledikten sonra saygılı bir şekilde kendilerine yardımcı olacaklarını, çok para kazandırabileceklerini söylüyorlar. Telefonlarına bir takım programlar yükletiyorlar. Türk Petrolleri ve ya başka bir şirketin sahte göstergeleriyle paralarının iki katına çıktığını gösterdikten sonra güvenlerini kazanıyor ve daha çok kazanmalarının olası olduğuna inandırıyorlar. Kanan vatandaştan daha çok para yatırması, daha çok kazanması gerektiğini söylüyorlar. Her şey açık; gönderilecek para banka havalesi ile olunca kuşku duyulmuyor. İlk yüklü para gönderildikten sonra el verilmiş, kolunu kurtaramama durumu başlıyor.
Dolandırılanlar Anlatıyor:
“Televizyonlardan ve sosyal medyadan insanların dolandırıldıkları haberlerini çok duydum. Benim başıma gelmez diye düşünürdüm. Reklamların etkisiyle borsadan bir miktar hisse aldım. Bilmediğim bir konuydu. Yatırım danışmanı olduğunu söyleyen biri aradı. Telefonla saatlerce konuştuk. Borsadan nasıl çok para kazanabileceğimi anlattı. Çok beyefendi biriydi. İnandım. Daha çok hisse alıp daha çok kazanmam için söylediği İBAN numarasına yüz bin lira gönderdim. Kendisi belli bir yüzde komisyon kazanacağını söyledi. Birkaç gün sonra beş yüz bin liram olmuş. Yakınlarıma sürpriz yapmak istediğim için söylemedim. Ekran görüntüleri gönderdi inandım. Ardından beş yüz bin lira gönderdim. Param üç milyona çıkmış. Benim için üç milyon lira yeterliydi. Parayı göndermesini söyledim. O öyle kolay değilmiş; sigorta, vergi masrafı varmış. Onları ödersem gönderilecekmiş. Birkaç gün düşündüm. Bu arada sürekli arayıp yatırmamı istiyor ve paranın beş milyon liraya çıktığını o nedenle masrafların daha da artığını söylüyordu. Hesabımda para kalmamıştı. Kredi çekmemi söyledi. Bankadan iki yüz bin lira kredi alabileceğimi söyledi. Kredi çekip gönderdim. O para vergileri ancak karşılamış. Bu arada sıkıştırıp duruyor. Daha beş yüz bin lira göndermem gerekiyormuş. Telefonla her gün arıyor; kendisi hakkında da özel bilgiler veriyor. Tüm aile sırlarımı öğreniyor. İstersen bir arkadaşım var o senin yerine göndersin sonra parayı hesabına göndereyim, dedi. Göndersin dedim. O benim yerime dört yüz bin lira göndermiş. Hepsi ekran görüntülerinde gözüküyor. Yakınlarımdan, eşten dosttan dört yüz bin lira topladım. Ayrı kentlerde ayrı insanların İBAN numaralarına gönderdim. Toplamda bir milyon lira yatırdım. Parayı gönder diyorum göndermiyor. O sırada borsadaki para on milyon liraya çıkmış. Para yükselince yeni vergi ve sigorta masrafı çıkmış o nedenle gönderemiyormuş. Yavaş yavaş kuşku duymaya başladım. Kızacaklarından korktuğum için kimseye anlatamadım. Telefon trafiği kesilmiyor. Parayı gönder, diyorum; bu kez de benim için dört yüz bin gönderen arkadaşı hesaba bloke koymuş, ne yaptıysa razı edememiş. Dört yüz bin daha göndermeden parayı alamazmışım. Göndereceğim de yok, diyorum dinlemiyor. Boyuna arıyor. Psikolojim bozuldu. Sonunda kendisini şikâyet edeceğimi söyleyince “bana bir şey yapamazlar yurt dışında yaşıyorum”, demesin mi? Bu sözü duyunca dolandırıldığıma iyice emin oldum. Bu kez yakınlarımı telefona çağırıyor. Onlarım durumları hakkında da dost sohbetlerimiz arasında bilgi vermiştim. Beni soydu soğana çevirdi sıra onlarda. Polise başvurup şikâyetçi oldum.
Bir Başka Dolandırılan:
Eşim köy, ilçe, il demeden kırk yıl öğretmenlik yaptı, emekli oldu. Emekli ikramiyesini nasıl değerlendireceğini düşünürken borsa dolandırıcılarının eline düşmüş. Hesabında olan yedi yüz bin lirayı kaptırmış. Onu kurtarmak için çareler ararken; dolandırıcılar üzerinde görünen daireyi satmasını ve göndermesini söylemişler. Satmış ve göndermiş. O da gidince anlamış ama iş işten geçmiş. Şikâyetçi olduk henüz bir sonuç alamadık. Yetmiş yaşındadır. Mahkemeye başvurup kısıtladık. Şimdi aylığını ben çekiyor kendisine harçlık veriyorum. Çok üzülüyorum. Kırk yıl emek vermiş, aylığını çekemiyor.
Bu Konuda Söylenenler:
*O tür reklamlar hala sosyal medyada dolanıyor. Yeni mağdurlar yaratıyor. Neden önlenmiyor?
* Üzerine bir bardak soğuk su için. Boşuna polisle, mahkemeyle uğraşmayın, bulamazlar.
*Vatandaşlar tuzağa düşmeden önce önlem alınmalıdır. Devlet, vatandaşını dolandırıcılardan korumalıdır.
*Her şey banka yoluyla gönderildiğine göre o kişilere ulaşılıp yakalanabilir.
*Yakalansa ne olacak? Paraları gizli hesaplara yatırmıştır. En fazla hapis yatar, aflarla çıkar…
Unutmayın;
bedava peynir sadece fare kapanında olur.
Ahmet.kocak16@hotmail.com

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

SARIKAYA ZABITASI RAMAZAN
ÖNCESİ DENETİMLERİ SIKLAŞTIRDI

Sarıkaya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde vatandaşların güvenli ve sağlıklı alışveriş yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.