Anasayfa / Sağlık / KARABULUT OPTİKTEN İSMAİL UYAR GÖZDE HATIRALAR YARIŞMASINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU

KARABULUT OPTİKTEN İSMAİL UYAR GÖZDE HATIRALAR YARIŞMASINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU

Optik sektörüne hizmet vermekte olan bir ünlü bir kontakt lens firmasının başlattığı yarışmanın Birincisi ilçemizden çıktı.
İlçemizde faaliyet gösteren Karabulut Optik isimli firmanın Optisyeni İsmail UYAR Türkiye genelinde yapılan yarışmada Birinci Oldu.
Türkiye Optik ve Optometrik Derneği Genel Başkanı Tuba YILDIRIM resmi internet sitelerinden yaptığı açıklamada; Gözde Hatıralar” isimli yarışma sonucunda, pek çok Optisyen kardeşlerimiz ödüle layık görülmüştür. Optisyen arkadaşlarımızdan İsmail UYAR Jüri tarafından Birinci ilan edilmiştir. Optisyen İsmail UYAR’ın ticaretin acımasızlığı ile sağlık etiği ve ahlakı arasında sıkışan duygularını anlattığı yazısı sektörümüze ilham vermiştir. Geleceğe olan ümidimizi, Optisyen kardeşlerimizin heyecanı diri tutmaktadır. Sektörümüz ve kendileri adına duyduğumuz sevinci ifade ediyor, başarılar diliyoruz.”dedi.
Bizde Yöre Haber Gazetesi olarak Gazetemizde göz sağlığı hakkında yazdığı köşe yazıları ile tanıdığımız Optisyen İsmail Uyar beyi tebrik ediyor başarılarının devamını diliyoruz.
İsmail Uyar’a birincililk ödülü aldıran yazısı;
“Bundan birkaç yıl önce ilk optisyenlik müessesemi açmıştım. Yeni müessese açan arkadaşlar iyi bilirler eğer açtıkları firmanın işleri sakin ise ödeme planları çokta yolunda gitmez. Ben de işlerin çok yolunda gitmediği sessiz bir günün ortasında bom boş caddeyi izliyordum ki kapının önüne bir araç park etti. İçerisinden inen çekirdek aile dükkana doğru yaklaşırken kalp atışlarım tavan yapmıştı. Malum ilk zamanlar yeni dükkan da yapılan satışlar çok heyecanlı geçer. Baba, anne ve tahminimce 3 yaşlarında bir erkek çocuğu…Baba ve anne kendilerine güneş gözlüğü almak istediklerini belirterek vitrinde ki güneş gözlüklerini denemeye başladılar. Belli bir zaman geçtikten sonra kendilerine 2 adet oldukça kaliteli ve pahalı bir güneş gözlüğü beğendiler. Her şey yolunda gidiyordu ki ben küçük çocuğu sevmek için kucağıma almıştım. Çocuğun çok güzel mavi gözleri vardı. Ben kendisi ile konuşmaya çalıştıkça sesli sesli gülüyordu. Birden çocuğun sağ çaprazımızda duran babasına bakacağı tuttu. İşte ne olduysa o anda oldu. Çocuğun sağ gözü babasına odaklanıyor oysa sol gözü babasını çokta umursamıyordu. Çocukta göz kayması olduğu anlamak hiçte zor değildi. Sonra ki konuşma metnini kısaca yazıyorum: -Abi sanırım çocuğun sol gözünde göz kayması var. -Göz kayması mı o da nerden çıktı siz doktor musunuz ? -Hayır Optisyenim. Siz yinede çocuğunuzu bir göz doktoruna götürün. -Bizim ailede de çocukta da göz ile ilgili bir rahatsızlık yok. Lütfen çocuğumu yere bırakın. Gözlükler de kalsın daha sonra uğrar alırız. Hani derler ya öylece kalakaldım diye. Sonra kulağıma şeytanın fısıltıları geldi. Sanane be oğlum! Sen elin çocuğunu niye seviyon demek ki babası kıskanıyor. Hadi diyelim ki çocuğun gözü bozuk. Sen çocuğun anası mısın babası mısın? Bırak ne halleri varsa görsünler. Üstelik müşteri senin nerden abin oluyor? 2 tane güzelim güneş gözlüğü de satışı da iptal. Ödeme almaya gelen firmalara da ”siz parayı boş verin evdeki çocuklarınızı göz doktoruna götürün” dersin artık. Çok sinirlenmiştim. Sonra kendi kendimle konuşmaya başladım. Bir optisyenin görevi sadece dükkana gelen bireylere gözlük ve cam satmak değildi! Bizler sağlık sektörünün sağlık personelleriyiz. Evet yaptığım boş boğazlık olabilirdi, pot kırmak olabilirdi ama nihayetinde doğru olandı. O aileyi bir şekilde uyarmak gerekiyordu. Ben doğru olanı yapmıştım diyerek kendimi avutmaya başladım. Aradan birkaç hafta geçmişti ki aynı araba tekrar kapıya yanaştı. Aynı çekirdek aile… Sanki geçmişi tekrar yaşacak gibi hissettim kendimi. Sonrasını kısaca yazayım isterseniz. Çekirdek ailemiz bana küçük bir hediye almışlar. 1 kğ baklava. Sanırım beni gözlerinde canlandırdılar ve en güzel hediyenin baklava olduğunu düşündüler. Annesi bu olayı çok ciddiye almış. Otoriter babadan çekindiği için olsa gerek çocuğunu babasından habersiz devlet hastanesinde ki göz doktoruna götürmüş. Babası bunu duyunca almış çocuğu üniversite hastanesine götürmüş. Aileye beğendikleri o güneş gözlüklerini verdim. Çocuğa ait reçetede ki gözlüğü de yaptım. Baba benden özür dilemedi. En güzel özrün tekrar bana gelerek teşekkür etmek olduğunu söyledi. İşin en güzel tarafı çocuk için hangi gözlüğü ve camı sunduysam kabul ettiler ve memnun bir şekilde ayrıldılar. Sonra kendimi şımartayım dedim ve gittim yarım kilo dondurma aldım. Malum baklava ile dondurma güzel gider. O gün bir kez daha anladım ki biz optisyenler ticaretle uğraşan tüccarlar değiliz! Toplum göz sağlığını yükseltmek adına çalışan ve bu zorlu görevde ticaretle sınanan birer bireyleriz.
İsmail UYAR Optisyen”

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

HASTANEMİZDE BİR İLK GERÇEKLEŞTİ

SARIKAYA DEVLET HASTANESİNDE İLK KATARAKT AMELİYATI YAPILDI   Yozgat Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Sarıkaya Devlet …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir