Anasayfa / Köşe Yazarları (sayfa 6)

Köşe Yazarları

İSTİLA

Yıl 1960 gramofonda Nezihe Uyar, Kalp Sızısı şarkısını söylüyor. Yeni evli çift kerpiçten yapılmış; üç odanın ve mutfak kapısının açıldığı geniş salonun sekisinde oturmuş şarkı dinliyorlar. Evde kilim kaplı ot yastıkların altı halı döşeli bir seki vardır ve yerde kilim serilidir. Mutfakta tel dolap ve duvarda asılı terekte (raf) bakır …

Daha fazla oku

BOHÇACI DAYI
GELDİ HANIIM!- (2)

“Türkmen evine bir ‘Ermiş’ konuk olur. Köy halkı toplanıp ‘Ermiş’in sohbetini dinlerlerken, göstereceği kerameti de merakla beklerler. ‘Ermiş’ gözü kapalıyken, ‘hoşt!’ diye bağırır. Bu bir keramettir derler ve sorarlar: “Hoşt’ dediniz, sırrı nedir?” ‘Ermiş’, dinleyenleri göz ucuyla süzer ve derki; “Bir köpeğin Kâbe’nin duvarını kirletmeye niyetlendiğini gördüm, ‘hoşt’ diye kovaladım.” …

Daha fazla oku

BOHÇACI DAYI GELDİ HANIIM!- (1)

Yazı Dizisi Kıbrıs Barış Harekâtından sonra uygulanan ambargoda çocukluğunu, 12 Eylül askeri darbesinde gençliğini yaşayan biri olarak çok yokluk yoksulluk çektim tüm yaşıtlarım gibi. Kursak kavurgasını istermiş derler bizim orada; kebap yemeye gücüm olsa da canım hep bulgur pilavı yanında pezik (dal) turşusu çeker. Hele on on beş kuru yufkanın …

Daha fazla oku

AYAKKABI BOYACISI-2

AYKKABI BOYACISI-2 “Senin gibi müşterilerim ısmarlar öyle yerim.” “Ben de mi ısmarlayayım diyorsun yani?” “Sen bilirsin abi. Ben bir şey diyemem.” “Sükût ikrardan gelir derler. Ismarla demek istedin galiba? Ben bu yaşıma kadar üç, beş kez ancak yemişimdir. O da konuklarım geldikçe. Bir porsiyonu kaç lira?” “Şırası, salatası beş yüz …

Daha fazla oku

AYAKKABI BOYACISI-1

Ayakkabı deyip geçmemek lazım; bizi evden dışarı çıkarır, sosyalleşmemizi sağlar. Onları ayağımıza geçirir alış verişe, gezmeye gideriz. Gereksinimlerimizi almamızı sağlar, yükümüzü taşır, temiz, pırıl pırıl parlayan bir ayakkabı sosyal statümüzü parlatır. Yırtık ayakkabısı olan birini görmek her insanın içini acıtır. Atatürk’ün Kocatepe’de oturur vaziyetteyken ayakkabı altının delik olması bu vatanın …

Daha fazla oku

YALVARICI

Bu yaşıma kadar insanları gözlemledim. Gözlemlerim boşa gitmesin diye bu yazımı da çok rastlanan -ayrıca sevdiğim- insan tipi olan yalvarıcı (ağlak) insan tipine ayırdım. Sızlanan, sürekli şikâyet eden, bütün işlerini ağlayarak, yalvararak, acındırarak çözme yoluna giden bu başarılı insan tipinden eminim çevrenizde çokça vardır. İlk ağlamasını annesine yapıp tüm gereksinimlerini …

Daha fazla oku

PSİKOLOJİ TOPLARI

Yunanca kökenli psikoloji sözcüğünün anlamı: Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü, ruh bilimi, ruhiyat. Ruh sözcüğü de Arapça kökenli olduğu için Türkçe karşılığını bulamadım. Türkçe sözcükler kullanmaya özen göstersem de dilimize karşılığı olmaması nedeniyle psikoloji sözcüğünü kullanacağım. İnsanın olaylara ve insanlara verdiği tepkilerin derecesini, sürekli …

Daha fazla oku

İKİ AVUÇ LEBLEBİ

“1945 doğumluyum. Anadolu’nun ücra ve yoksul bir köyünde, beş çocuklu bir ailede geçti çocukluğum. Bizim kuşak söze başlarken; “çocukluğum yokluk, yoksulluk içinde geçti” diye başlar. Ben de onlardan geri kalmayayım; çocukluğum yoksulluk içinde geçti, diye başlayayım sözlerime. İkinci Dünya Savaşı’nın etkilerinin hâlâ sürmekte olduğu yıllar… İnönü Kuşağı da sayılırız biraz. …

Daha fazla oku

TEKMAN’DA BİR SARIKAYALI

Ay Aksamdan Işışıktır Yaylalar Yaylalar,Yüküm Şimşir Kaşıktır Diloy Diloy Yaylalar… Bu Erzurum türküsünün “yaylalar yaylar” nakaratını askerde bölükçe söylemeyenimiz yoktur. Çavuş, türkünün dizelerini söyler biz de nakaratını söylerdik eğitim alanına giderken. Erzurum Kongresi’nin yapıldığı önemli bir ilimizdir Erzurum. Erzurum- Tekman, kızımın öğretmen olarak kırk yıl önceki okuluma atanması ile ikinci …

Daha fazla oku

RUHUMDAKİ SIKINTI

OLAYIN YAŞANDIĞI YER: Bursa YAŞAYAN: Ahmet KOÇAK YAŞATAN: Hayati Yıldırım TARİH: 12.11.2022 MEKÂN: Osmangazi / Ördekli Kültür Merkezi OLAYIN ŞARKISI: Ruhumda bir sıkıntı var/ Geçsin diyom geçmiyor ki… OLAY: Sosyal medyanın sıkı bir izleyeniyim. Türkiye’de ve Dünya’da uçan kuştan haberim var. Her şeyden haberi olmak demek zihinde oluşan gürültü, patırtı, …

Daha fazla oku

EBE HANIM

Mesleğimin ikinci yılını çalışırken 12 Eylül darbesi oldu. Eylülün yarısında okuluma gidip göreve başladım. Köyüme yakın iki mahrum köye, Köy Enstitüsü mezunu iki deneyimli öğretmen geldi. Onları ziyarete gittim. Bu yaştaki öğretmenlerin böyle mahrum yerlerde ne işi vardı? Merak ettim. İkisi akran ve kader arkadaşı olduklarından birlikte gezerlerdi. Diğer öğretmenler …

Daha fazla oku

TAŞINMA TELAŞI-3

Erzurum’a Vardım Dumanlı Dağlar Alican usta ilginç bir adamdır. Eğilerek cıvata söküp takmaktan olsa gerek omuz ve sırt kasları iyice gelişmiş, kambur bir adam görüntüsü almıştı. Biz bir şey sormadan anlatmaya başladı; “Ben Erzincan’ın mahrum bir alevi köyündenim. Yolda gelirken gördüğünüz minaresiz köylerdir bizim köylerimiz. Yavuz Sultan Selim’in alevi kıyımı …

Daha fazla oku

TAŞINMA TELAŞI-2

Erzincan’a Girdim Ne Güzel Bağlar Sorgun çıkışında bir petrolde mola verdik. Saat iki buçuktu. Ben şoför mahallinde, o, arkadaki boşlukta geceledik. Yoldan geçen vasıtaların sesi ve açık camdan gelen soğuk hava nedeniyle uyuyamadım. Saat yedide uyandık. İlerde köfteci Yusuf levhasını görüp önüne çektik. Bu saatte İBAN ile ödeme olamayacağı için …

Daha fazla oku

OLMAZ, OLMAZ
DEME…

“Bir kızın doğacak, senin gibi sınıf öğretmeni olacak…” Erzurum İli, Tekman İlçesine yirmi km uzaklıkta olan köye 1983-1984 öğretim yılında rotasyonla atandım. Taştan yapılmış, iki derslikli okulu ve öğretmen lojmanı olan bir köy okuluydu. Dört bekâr öğretmen lojmanda kalmıştık. Kışın yollar altı ay kapalı olacağı için bolca yiyecek depoladık kiler …

Daha fazla oku

HAYRET BİR ŞEY!

Son seçimde oyumu kullanmak için okula doğru giderken emekli memur bir hemşerimle karşılaştım. Karısı on metre önde, o arkada oylarını kullanmış geliyorlardı. “Çapanoğlu nörüyon?”(her karşılaştığımızda öyle der ama benim de onun da Yozgat merkezde yaşayan Çapanoğullarıyla bir kan bağımız yoktur. Tıpkı Osmanoğullarıyla bir akrabalığımız olmadığı gibi.) “Nörüyüm hemşerim iyiyim.” diyerek …

Daha fazla oku

BABASININ BİRİCİK “BAKAN” I

“Adım Şevket. Babam üç kadınla evliydi. Yirmi çocuğu vardı. Ben ikinci karısından oğluyum. Tabi üç hanımı, yirmi çocuğu olunca geçim sıkıntısı çekiyorduk. Çocukluğumuz zorluklar içinde geçti. Ben o zorlukların verdiği özgüvenle yaşamımda başarılı olduğumu düşünüyorum. Babam, annemin üstüne üçüncü eşini istemeye giderken arkadaşı pembe bir yalan söylemesini öğütler, babam da …

Daha fazla oku

AMERİKALI HACI VELİ-1

“Nereye gitsem hayat pahalılığından sızlanıyorlar. Bu memlekette ne zaman hayat pahalılığı, işsizlik olmadı ki? Ben, aynı sebepten ta 1980’lerde Amerika’ya gittim. Sızlanarak bir şeyi düzeltemezsiniz. Kahvede oturmuş sızlanıyorlar, “çalış” desen iş yok. Bıktım vallahi! Geri Amerika’ya gideceğim böyle giderse.” “İyice Amerikalı olmuşsunuz Hacı Veli Bey. Bizde söze böyle başlanmaz unuttun …

Daha fazla oku

KUDUZ

Rıza, kahvaltıdan sonra tarlasına gider çalışırdı. Kırk yaşında, işinde gücünde biriydi. On beş yıldır evli olmasına rağmen çocuğu olmamıştı. O da çocuk hasretini köyün çocuklarıyla giderirdi. Evden çıkarken cebine bir avuç kâğıtlı şeker koyar karşılaştığı çocuklara verirdi. O, çocukları, çocuklar da onu çok severdi. Kendi işini bitirdikten sonra komşularının işlerine …

Daha fazla oku

KISKANÇ

Kıskanç tipler, etraflarına mutsuzluk yayarak yaşamlarını sürdürürler. En önemli besinleri mutsuz ettiği insanların kıskançlıktan çatlamış halleridir. Laf vurmak, kakıç kakmak en bayıldıkları şeydir. “Falana ne güzel laf vurdum. Kıskançlıktan çatlattım. Ağzını açıp bir şey diyemedi” diye düşünürken gülümser, mutlu olurlar. Akşamdan uykuya dalmadan önce gün içinde dağıtımını yaptığı mutsuzlukları düşünür; …

Daha fazla oku

ESKİLER…

Eskiler merak edildiği için tarih bilimi doğmuştur. Elbette eski günler gibi yaşamak istemeyiz. Çünkü bu günün en kötüsü bile dünün en iyisinden iyidir ve yarın daha da iyi olacaktır, olmalıdır. Eskiler neler okurdu, nelere gülerdi, aşk mektupları nasıldı? Ben de merak ettim. Araştırdım beni gülümseten şeyler buldum. Umarım sizi de …

Daha fazla oku