Anasayfa / Köşe Yazarları / TORUNUM AHMET ERDEM’İN MERSEDES SEVDASI

TORUNUM AHMET ERDEM’İN MERSEDES SEVDASI

Emekli olduktan İki yıl sonra boş kaldım.  İngilizcemi de kullanamadığımdan unutmaya başlayınca ortaokulda İngilizce derslerine ücretli olarak girmek için başvuruda bulundum. Çok gereksinim varmış ki bir ortaokulda görev verildi. Beş ve altıncı sınıfları istedim ders çalışmak zorunda kalmadan yürütebileyim diye. Zümre arkadaşlarım sınıf öğretmenleri iken İngilizce öğretmenleri oldu.  Emekli olduktan İki yıl sonra boş kaldım.  İngilizcemi de kullanamadığımdan unutmaya başlayınca ortaokulda İngilizce derslerine ücretli olarak girmek için başvuruda bulundum. Çok gereksinim varmış ki bir ortaokulda görev verildi. Beş ve altıncı sınıfları istedim ders çalışmak zorunda kalmadan yürütebileyim diye. Zümre arkadaşlarım sınıf öğretmenleri iken İngilizce öğretmenleri oldu. İngilizce İşletme mezunu ücretli başka bir öğretmen daha vardı. Adı Sema olan arkadaşımız; bekar, zengin bir aileden geldiği bindiği siyah Mersedes’ten belli, güler yüzlü, cıvıl cıvıl hayat dolu, gülünce dünya gülen bir öğretmendi. Bu öğretmenle daha iyi anlaşmıştım. Belki de ikimizin de ücretli olmamız bu yakınlaşmayı sağlamıştı. Bir gün arabamı tamire bıraktığımdan okula belediye otobüsü ile gittim. Ders bitiminde arabasız geldiğimi gören Sema hanım beni eve bırakmak istediğini söyledi. Israrını kıramadım evin önüne kadar arabası ile getirdi, sağ olsun. O sırada sokakta oynayan beş yaşındaki torunum beni hayranı olduğu Mersedes’ten inerken görünce koşarak geldi. O sırada Sema’da inip benimle vedalaşırken torunuma bakıyordu. Kollarını açıp bize doğru koşarken ben de kollarımı açıp onu karşılamaya hazırlanıyordum ki; beni bırakıp Sema’nı bacaklarına sarıldı. Bu hareketi kollarımı havada bıraksa da Sema’nın çok hoşuna gitti.  Kahve içmeye eve davet ettim. Torunumla el ele içeri girdiler. Balkona oturduk. Torunum Ahmet Erdem gitti kucağına oturdu kızın. Güler yüzünü sevmeye başladı. “Erdem sen arabaları çok seviyorsun galiba? Bizim şirkette tır kamyonları, mikserler, beton kamyonları da var. İstersen seni tırlara da bindiririm.” dedikçe yavrum kıza aşık oldu. Ben zengini severim. “Parasız adam gereksiz adam” felsefesini beğenirim. Torunuma fiziki benzerliğim geçmiş onu anladım da, genlerle dünya görüşünün de geçtiğini böylece görmüş oldum. Kahveden sonra Erdem’i arabasına bindirip tur attırdı. Sema baktı çocuk kendisini çok sevdi. “Ahmet Erdem beni almak ister misin?” dedi. Kucağında otururken bu teklife bayılan Erdem: “Evet ben seni alırım. Benimle evlen Sema.” Dedi. Böylece Sema’nın evlenecek aday bulma sıkıntısı sona ermiş oldu. Sema hanım artık arabam tamirden çıksa da okul çıkışı bize nişanlısını(?)görmeye geldi. Torunumu sevmeye, gezdirmeye, tırlara bindirmeye devam etti.Okullar kapandı. Sema seyrek de olsa bize gelip torunumu gezdirmeye devam etti. Bir ara üzülerek duydum ki aile şirketleri krizden etkilenmiş, iflas etmişler. Doğup büyüdüğü Bursa’nın en güzel semtindeki villalarını, araçlarını, her şeylerini kaybetmişler. İzmir’e kiralık bir eve taşınmış, yeniden hayata tutunmaya çalışıyorlarmış.….Almanya’da Din Ataşesi olarak görev yapan teyzemin oğlu Ahmet Fuat Çandır aradı. “Abi, buradaki görevim bir ay sonra bitecek.  Bursa Harmancık Müftüsü olarak görevlendirildim. Bursa Nilüfer’den bana bahçeli, müstakil bir villa bakar mısın?” dedi. Hemen kolları sıvadım. Dediği mahallelerden evler bakıp resimlerini, fiyatlarını gönderdim. Bir işim çıktı Ankara’ya gittim. Dönüş yolundayken Ahmet Fuat aradı: “Ahmet ağabey ben Bursa’ya geldim. Bir ev aldım şimdi İstanbul’a dönüyorum.” dedi. Almanya’dan izinli gelmiş. İzninde evin sorunlarını, çocukların okula yerleştirilmesini alel acele yapıp Almanya’ya dönecek, bir ay daha görev yapıp kesin dönüş yapacaktı. Evin boyanması, elektrik, su, doğalgazının açılması için çalışmaya başladık. Ben boyacı buldum boyamaya başladılar. Elektrik, su açıldı. Doğalgazı açmaya gelen görevli bodrumdaki kazanın bacalı olması nedeniyle gazı açmadan gitti. Tadilat yapılması gerekti. Teyze oğlunun izni bitti Almanya’ya uçtu. İşleri ben takip ediyordum. Bir doğal gaz şirketi ile anlaştım. Proje, tadilat başladı. Boyadan sonra bulduğum temizlikçi kadınlara dört katlı villayı temizlettim. Evde eski ev sahibinden kalan eşyalar vardı. Onlar için ikinci elciler çağırdım, geldiler. İşlerine yarayanları aldılar, gittiler. Hala atılması gereken eşyalar var. Doğalgaz tadilatı yapıldı. Gazın açılmasını beklerken yakında oturan Yozgat Eğitim mezunu olduğunu söyleyen Kayserli bir komşusu ile tanıştım. Eski ev sahiplerinden laf açılınca komşu: “Bu evin eski sahipleri meşhur “………….” şirketin sahipleriydi. İki yıl önce bu evi borçlarına karşılık bıraktılar. Evlerinde hizmetçileri, şoförleri vardı.  Son bir yıldır satılıktı.” deyince bu evin benim müstakbel gelinim Semaların evi olduğunu anladım. Nerden nereye?..Hemen Sema ile irtibata geçip durumu anlattım. Sema: “Ahmet hocam rica etsem, kuzeniniz evde kalan eşyaları atmayıp bana verebilir mi? Ben nişanlandım. Evime; benim için manevi değeri olan o eşyaları almayı çok isterim. Parası neyse veririm.” dedi gözyaşları arasında.”Nişanlandın mı? Hayırlı olsun! Allah tamamına erdirsin de bizim Ahmet Erdem ne olacak?” diye sormamla gözyaşları arasında gülmeye başladı. Almanya’yı arayıp durumu anlattığım Teyze oğlu: “Çok üzüldüm. Ben bir haksızlık yapmış durumda değilim değil mi? O eşyaları siz alttaki garaja koydurun lütfen. Sema hanım istediği zaman evini ziyaret edebilir, eşyaları da gelip alabilir. Ne parası? Biz zaten eşyaları bedava verecek birilerini arıyorduk.” dedi. Geri dönüp durumu Sema’ya anlattığımda çok mutlu oldu ve teşekkür etti.Torunum Ahmet Erdem Sema’yı (Mersedes’i, tırları) zaman içinde unuttu. Ben takıldım: “Ahmet Erdem, Sema tüm arabalarını tırlarını kaybetmiş. Yine onunla görüşmek, onu almak ister misin?” deyince: “Arabası yoksa ben Sema’yı istemem.” diyerek; düşene bir tekme de torunum vurmuş oldu.

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

OYUNCAK ÖRDEK

Facebook takipçilerimden bir kadın takipçim, “Feride” adlı yazımı okuduktan sonra Messenger’den bana kendi çocukluğunu ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir