FERİDE

Sarıkaya’da olduğumu sosyal medyadan yazdım, duyurdum. Sarıkaya Lisesi Arkadaşları grubumda ve sayfamda arkadaşım olan, lise mezunu olan, adını Feride koyduğum bir kız bana Messenger’den yazdı: “Hocam Sarıkaya’daymışsınız. Sizi Facabook’tan, Yöre Haber’den takip ediyorum. Yazılarınızı beğenerek okuyorum.Tanışmak istiyorum,” yazdı. Sarıkaya’da olduğumu sosyal medyadan yazdım, duyurdum. Sarıkaya Lisesi Arkadaşları grubumda ve sayfamda arkadaşım olan, lise mezunu olan, adını Feride koyduğum bir kız bana Messenger’den yazdı: “Hocam Sarıkaya’daymışsınız. Sizi Facabook’tan, Yöre Haber’den takip ediyorum. Yazılarınızı beğenerek okuyorum.Tanışmak istiyorum,” yazdı.“Tabi ki görüşebiliriz. Nerede ve saat kaçta olduğunu yazın, geleyim.” yazdım.“Bu gün saat üçte Hasan Bor parkı uygun mu?” yazdı. “Uygundur,” yazdım ve saat üçte oradaydım. Bir kız arkadaşı ile gelmiş beni bekliyorlardı. Onlardan başka kimse olmayınca yanlarına gidip kendimi tanıttım. Hayallerle gerçekler her zaman farklıdır. Ben selam verip yanlarına oturunca -sanki kendileri çağırmamış gibi- biraz tedirgin oldular. Konuşmak istemez halleri vardı. “Feride hanginiz?” dedim. Olmaz olaydım bakışları ile; “benim” dedi. On sekiz yaşarlına olan Feride anlatıyor, aynı yaşta arkadaşı takma adını Sakine koyduğum kız: “Evet, doğru diyor Feride,” diyor, başkaca laf etmiyordu. Feride onu tasdikçi olarak getirmişti anlaşılan. Allah her kuluna Sakine gibi bir tasdikçi versin.Tedirginliklerini atmak için biraz öğrencilerimle ilgili anılar anlattım. Isınmaya başladılar. Daha doğrusu; Feride ısındı, Sakine’nin ısınmaya pek niyeti yoktu. “Hocam, çok yazan var. Yüzde doksanı siyaset ve güncel olayları yazıyor. Siz anılarla günümüzü birleştirip yazıyorsunuz. Keyifle okuyorum. Yalnız, hep erkeklerden bahsediyorsunuz. Kadınla erkek, bir elmanın iki yarısı gibidir. Siz erkek tarafını yazıp diğer yarıyı ihmal ediyorsunuz.” Dedi. Dili açıldı Feride’nin biraz daha cesaretlendirmeliyim düşüncesi ile; “Feride kızım çok doğru söylüyorsun. Sen akıllı bir kıza benziyorsun. Elmanın diğer yarısını ihmal ediyorum. Erkek arkadaşlarım, tanıdıklarım, tanımadıklarım beni arayıp yazmam için bir şeyler anlatıyorlar ben de yazıyorum. Kadınlardan ilk kez siz benimle görüşmek istediniz. Dilerim devamı gelir. Siyaseti yakından izlememe rağmen siyasi yazılar yazmıyorum. Yazılarımda denk gelirse-çok az siyasi dokundurmalarım oluyor. Siyasi yazılar insanlara soğuk geliyor, uzaklaşıyorlar.” Dedim.“Hocam doğru diyor Feride,” dedi Sakine. İnsanın desteklenmesi hoşa gider. Sakine’yi sevmeye başladım Feride’yi desteklese de. İlerde milletvekili olursam Sakine’yi danışmanım olarak almaya karar verdim.Daha iyisini bulamam.Feride: “Kızların en güzel yılları ilkokul yıllarıdır. Benim de en güzel yıllarım beş yıllık ilkokul hayatım oldu. Annem de hep ömrünün en güzel yıllarının ilkokul, en sevdiği insanın ilkokul öğretmeni olduğunu anlatır. Zaten ilkokuldan sonra okumamış. Ergenliğe girdikten sonra özgürlükler kısıtlanmaya başlar, okulla ev arasında geçer kızların hayatı. Erkek çocuklarının özgürlükleri hiç kesintiye uğramadan devam eder. Onlar; kahvelere, pikniğe, başka kentlere gider, gezer tozarlar. Atatürk kadınlar için çok önemli devrimler yaptı. Ülkemizde kağıt üzerinde kadın erkek eşittir. Kadınlara çok haklar verilmiştir ama bu haklar; Ankara, İstanbul ve İzmir’in birkaç semti dışında hayata geçememiş, Sarıkaya’ya gelene kadar yolda kaybolmuş gibidir.”Dedi. “Aferin Feride! Sen çok akıllı bir kızsın” bakışı atarken: “ Evet, doğru söylersin Feride,” dedim.Eyvah! Ben de Sakineleşmeye başlıyorum galiba.Feride Devam ediyor: “Hocam; kadınların ömrünün çoğu dört duvar arasında geçer. Bizim burada çalışan kadınların da yaşamları evle iş arasında geçer. Fobimiz olan ev işleri zamanla hobimiz olmaya başlar.Sizin gibi ne gidip oturacak, oyun oynayacak bir kahvemiz,ne parklarda oturup sohbetimiz olmaz. Çok sıkılıyoruz.  Bazen çarşıya çıkarım. Merdivenlere, kahvelerin önüne konulan sandalyelere oturup gelen geçenlere, özellikle biz kızlara bakan; gözden kaybolana kadar takip eden erkekleri görür onlara hem kızar, hem heves ederim. Evlenmemiz de eskisinden farklı değil. Başlık ve tanımadığın biriyle evlendirilmemiz ortadan kalktı ama, uzun süre arkadaşlık ederek birbirini tanıma olanağımız hala yok.” Feride’nin sustuğunu gören Sakine: “Evet, doğru diyor Feride,” dedi. İnsan karşısındakinin ne söyleyeceğini önceden bilince rahat hissediyor.Sakine beni hiç tedirgin etmiyor. Çok akıllı bir kız.Feride, aldığı onayın ardından devam ediyor: “Hocam, sosyal medyanızdan ilan edip e-posta adresini verseniz kadınlar, kızlar size; yaşadıklarını, anılarını yazsalar eminim daha çok okuyucuya kavuşursunuz.” Sakine: “Evet, doğru diyor Feride” dedi. Zaten Feride susunca ben hemen söze girmiyor, Sakine’nin nakaratını tekrar etmesini bekliyorum. Böylesi düzenli sohbet insana huzur veriyor. “Feride, Sakine gibi bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın. Benim de gençliğimde böyle bir arkadaşım olsaydı şimdi bu ülkeyi ben yönetiyor olurdum,” dedim. Feride ne demek istediğimi anladı, gülümsedi. Sakine şaşkın yüzüme bakarken; “Evet doğru diyorsun hocam,” dedi, gülüştük. İyice havaya giren Feride: “Annem ilkokulu bitirdikten sonra evde işlengi (el işi) işleyerek on yedi yaşına gelmiş. Tanımadığı bir köyden, tanımadığı insanlar dünür gelmişler. O zaman başlık parası varmış. Annem güzel bir kızmış ve dedem yüklü bir başlık istiyormuş. Başlık çok olunca köyden ve yakın köylerden kimse talip olamamış. Annemin köyden bir sevdiği oğlan varmış. Dünür gelenler başlık parasını ödeyince dedem, annemi tanımadığı o gence vermiş. “Hadi kahveleri götür,” demişler Annem köpüklü kahveleri tepsiye almış, eli titreyerek giderken ayağı kilime takılıp yüzükoyun önlerine düşmüş. Herkes gülmesini tutmuş, münasip bir zamanda anlatıp gülmek için. Annem eli yüzü pancar gibi kızarmış vaziyette odadan kaçmış.” Feride duygulandı, gözleri doldu. Bu boşlukta Sakine’ye baktım.  Boğazını temizleyip: “Evet, doğru diyor Feride.” Dedi. Bu biraz yersiz oldu ama evlenilecek kız olduğunu anlayarak bekar yeğenlerimden Sakine’ye uygun olanları aklımdan geçirmeye başladım. Düşünsenize, erkek ne yaparsa; “doğru diyor herifim,” diye desteğini her daim gösteren karısı arkasındayken bir erkek nasıl başarılı olmaz?Sakine: “Firide geç galdıg. Hadi, gah gidek.Anam gızar gıı!” demesine, ağız değiştirmesine, uzun tümceler kurmasına çok şaşırdım. Feride: “Hocam sizi tanıdığıma çok memnun oldum. Facebook’ta yazışmak üzere hoşça kalın,” dedi, vedalaştık.

Hakkında Mustafa TEK

Ayrıca bakın

GARİP

Sarıkaya’da pazar alış verişi yaptım. İlçede salgın yaygın olduğu için fazla oyalanmadan, fazla insanla karşılaşmadan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir